20 YIL EVVEL GÖNEN’DE NE VARDI? ŞİMDİ NE YOK?

Derdimiz eskiyi, eskileri kurcalamak mı..tabi ki hayır!

Derdimiz, tasamız sadece kaybettiğimiz değerlerimiz, sembollerimiz, hatıralarımız yitik, sevdalarımızdır başkaca da bir şey değil !

Soruyu sondan başlasak da sorsak ne söyleyebileceğiz ki hep birlikte memnun olacağımız ?!

Örneğin bir Gönen’li olarak;

1-Kaplıcalar işletmesi ve hizmetlerinden şehre kattığı-katamadığı değer veya kaybettiği ivmeden, itibar kaybından memnun muyuz?

Kaplıcaları geçelim hadi bir Gönen’li vatandaş olarak çoluk çocuk hiç olmazsa eskiden gün aşırı gidebildiğiniz orjinal termal sulu Kapalı Havuzlu Banyoya şimdi hiç olmazsa haftada bir gidebiliyor musunuz?

Sorunun cevabını verivereyim… tabi ki hayır! Çünkü 1 kişinin havuzla banyoya girişi çıkışı, çayı, suyu, sabunu 30 tl! E böyle mi olmalıydı bu?

Üç çocuklu bir babanın cebinde var mı o 150 tl para her zaman?

2- Gönen’de Ayakkabıcılar çarşısında en 10 ustamız vardı el işi Gönen derisinden ve tabanı kösele ayakkabı yapan.. Bunlar var mı şimdi?

Olsalar dahi o ayakkabıyı yaptıracak deriyi bulabiliyor musunuz?

3-Gönen’de pekiyi o eski bağlarımızda ki mis gibi kokan “misket üzümü” bembeyaz ve keyifle yediğiniz “pamuk elmayı” “sterkin elmayı” “bardacık eriklerini” her evin bahçesinden koparıp yenilen “karadutları” bulabiliyor musunuz? Ev bahçelerinde ki birer, ikişer kovan arıdan haberi olanlar var mı?

Onlar ne oldu sahi?!

4-Kamyon kamyon sarılan İstanbul’a sevk edilen o muhteşem “Gönen Patlıcanları” ne oldu sahi?

5-Hatırlarsınız “Sefa Gazozumuz” vardı Gönen’de imal edilen.. küçük sevimli o şişelerinde harikaydı ..Onlar ne oldu? Keşke sahip çıkılsa devam etseydi de satılsa tüm Türkiye’de tanınsaydı bir Gönen markası olarak aynen “Niğde Gazozu” gibi!

Daha neyini sayayım bu şehrin..

Etiyle, sütüyle, yumurtasıyla, kaplıcasıyla, parkıyla, derisiyle, çeltiğiyle, el işi oyasıyla, meralarıyla, ovasıyla, ormanıyla, denizi ve şifalı sularıyla ve yüksek hoşgörü ve tevazu sahibi insanıyla  Kuvayı Milliye şehri bu Gönen’imize ne oldu sahi bizim ?

Bu Gönen’i son 20 yıldır yönetemeyenlerle 20 yıl evvelinde yönetenler arasında ki farkı da göstermiyor mu bu tablo aslında ?!

Evet gösteriyor ve işte onun için arıyoruz tam 40 yıl evvelinin Kaymakamı Hüseyin Öğütçen’i, Eski Türkiye Ziraat Odaları Başkanı ve Milletvekili Zeki Yücetürk’ü ve dahi eski Gönen Ticaret Odası Başkanı Burhan Cahit Ağabeyimizi ve dahi bir Gönen meselesi için ola ki bir valiyi değil, bakanı, müsteşarı telefonla aradığında karşılarında  saygıyla ayağa kalkıp, ceket ilikledikleri il genel meclis üyesi Cemalettin Çakar Ağabeyimizi aramıyor muyuz?

Aslında birinci sorunumuz şu, bu, falan, filan değil insan ve insan gücü ve seni, beni, şehri benimsemiş ve ilde, Ankara’daki temsil gücü yüksek adam gibi adam siyasetçi isimlerin yokluğu galiba?! Galiba da değil GERÇEK bu!

Bu Haberi Sosyal Medya'da Paylaşın
Facebook
Instagram
Twitter
Bülten Üyeliği