AKYENER’İN KİTAB’I HAKKINDA..!

Ülkemiz “gönül belediyeciliği” yaklaşımı üzerinde dururken, televizyonlardan da tanıdığımız, TESPAM Başkanı Oğuzhan Akyener ile bu alandaki çalışmaları üzerine konuştuk.

Sn. Akyener, “Yeni Türkiye Vizyonunu Taşıyan Bir Belediyecilik Anlayışı” isimli bir kitap yazdınız. Ve bu kitapta “Gönen modeli”ni anlattınız. Kitabınızdan biraz bahseder misiniz?

Bildiğiniz üzere, enerji alanının yanı sıra, sosyal konular üzerinde de birçok çalışmamız oldu. Şehirlileşme kültürünün önemi, bu kültür üzerine inşa edilecek bir medeniyet anlayışı, bu medeniyet anlayışını kurgularken de, milli değerlermiz üzerine tasavvur edilen bir modelin çerçevesini ifade etmeye gayret ettiğimiz çok sayıda makalemiz yayınlandı. Ana hatlarını ortaya koymaya çalıştığımız bu modelin, ülkemiz nezdinde de örnek olacak bazı sosyal projelerle de desteklenerek, uygulamaya geçirileceği bir yaklaşımı bir kitap dahilinde kurgulamak istedik. Bu kurguya da, en iyi bildiğimiz şehir olan Gönen’den başladık.

Bu kapsamda öncelikle Gönen’in temel sorunlarına çözümler getirmeyi amaçlayan başlıca projeleri ele aldık. Tabii bunların da yanı sıra, niyetlendiğimiz medeniyet tasavvurunun temellerinin, toplumsal dinamiklere nasıl uyarlanabileceğinin ifade edildiği örnek yaklaşımlarla da desteklenen bir model ortaya koymaya çalıştık. Bu niyetle kaleme alınan hikayeleri, anlatımları ve projeleri bu kitap bünyesinde bir araya getirdik. Bu bütünsel yaklaşıma ise “Gönen Modeli” ismini verdik.

Kitabınız bu kapsamla oldukça ilginç gözüküyor. Peki, sizce bu model hayata geçebilecek mi?

Zaten bu niyetle, risk alarak, başkentteki düzenimizi bir kenara bırakarak, Gönen’imize talip olduk. Belediye başkanlığı için Ak Parti’den aday adayı olduk. Nasip olursa da, bu kitapta vurguladığımız projelerin bir çoğunu burada uygulayacağız. Hatta, üniversitelerimizin de desteği ile, bir sosyokent mantığı ile, hangi sosyal projenin ne ölçüde uygulanabildiği, hangi aşamalarında toplumsal dirençlerle karşılaşıldığı, ne gibi önlemler alındığı, neler yapılması gerektiği gibi birçok hususu da akademik olarak kayıt altına alarak, ülkemize örnek olacak yaklaşımları devlet aklımızın idrakine arz edeceğiz.

Zaten bu çalışmanızı, devletimizin üst kademesi ile de paylaştığınızı biliyoruz.

Evet paylaştık. İnşallah Rabbim nasip ederse de, uygulayacağız.

Peki, gönül belediyeciliği kavramı ile ilgili ne söylemek istersiniz?

Bizim burada vurguladığımız husus zaten gönül belediyeciliği. Ülkemiz çok şükür “çamur-çukur-çöp” belediyeciliğini Ak Parti ile çok gerilerde bıraktı. Hatta bir aşama daha ileriye giderek, “imar odaklı” belediyecilik alanında da büyük yol kat etti. Artık yeni dünya düzeni kurulurken, küresel dengelerde “ben de varım!” diyebilen bir Türkiye var karşımızda! Bu Türkiye’nin de, bu noktadan sonra, “eğitim – üretim – çevre – estetik – kültür – sanat – medeniyet” gibi alanlarda önden giderken, milli değerlerine sahip çıkan bir yaklaşıma sahip olan bir belediyecilik anlayışını hayata geçirmesi gerektiği anlamına gelmektedir. Bu anlayışın uygulaması da öncelikle gönüllerin fethi ile sağlanabilecektir. İşte yeni Türkiye vizyonunu taşıyan gönül belediyeciliği de budur!

Gerçekten lafta kalmaktan ziyade, içi dolu bir vizyon dahilinde kurgulanmış bir yaklaşımı ortaya koymaya çalışmışsınız. Peki sizce bu yaklaşımınız halk nezdinde kabul görecek mi? Gördü mü?

Gördüğünden emin olabilirsiniz. Gönen sokaklarında dolaşarak, bu suali hemşehrilerimize yönelttiğinizde bunu kolaylıkla tespit edebileceksiniz. Zaten partimiz de bunu yaptı. İlgili anket vb. yoklamaların neticeleri kulağımıza geliyor.

Gerçi daha önce kısmen bahsetmiştiniz ama, bu kitapta ortaya koymaya çalıştığınız kurgu dışında, sizi siyasete sürükleyen başka bir husus var mıdır? Başarılı bir kariyeriniz var. Yani özellikle Gönen’i tercih etmenizin özel bir nedeni var mı?

Öncelikle şunu vurgulayalım ki, ülkemiz böylesi zor bir süreçten geçerken, Cumhurbaşkanımız talep ettiği belediye başkanları için bazı kriterler ortaya koydu. Bu kapsamda; vizyonun, başarılı bir kariyerin, üretimin, fikirlerin ve dinamizmin öne çıktığı adaylar aranıyordu. Biz de bu söylemler üzerine; “Bismillah!” deme kararı aldık. Ak Parti Genel Merkezi ile kurulduğu yıllardan itibaren temas halindeyiz. Hatta partinin içerisindeyiz. Lakin aktif siyasete dahil olmaya ancak niyet edebildik.

Bu niyetimiz dahilinde de, mevcut kariyerimizde de olduğu gibi, “insan merkezli, çözüm odaklı, pratik, üretken, dürüst, dinamik, sürekli katma değer oluşturan ve gönüllere temas etmeye çalışan” bir  siyasi uslubumuz olacağına inanıyorum. Buna niyet ettik. Gayrı muvaffakiyet Allah’tan!

Gönen’e gelince, daha önce de ifade ettiğimiz gibi, Gönen bizim en iyi bildiğimiz şehir. Doğduğumuz, büyüdüğümüz ve her yıl en az iki ayımızı geçirdiğimiz şehir. Yani bizim vesilemizle bir hizmet, kalkınma, gelişim ve ilerleme olacaksa, Gönen bunu en fazla hak eden şehir! Vefa gereği öncelikli şehir! Bu vefa daha farklı pozisyonlara talip olabilmenin dahi önüne geçebiliyor. Bilmem sebebini anlatabildim mi?

Bu Haberi Sosyal Medya'da Paylaşın
Facebook
Instagram
Twitter
Bülten Üyeliği