BEN BİR ŞEHİT ANNESİYİM

Gonca hanım,

Ben bir şehit annesiyim, oğlumu Hakkari, Çukurca ilçesinde 2016 yılında kaybettim.

Bir öğleden sonraydı, sabahtan beri içim sıkılıyordu, gecede uyuyamamıştım. Yemeği zor hazırladım. Ocaktan almamıştım daha…Kapı çaldı..

Sonrasını hatırlamıyorum…Bir sisli perde…Derin bir  sızı, boşluk, anlatılmaz bir acı..Çiğeriniz sökülüyor, kalbinizi ağzınızda çiğniyorsunuz…ilaç veriyorlar, ağlayarak uyuyorsun, ağlayarak uyanıyorsun…

Kalabalık kimi tanıyorum, kimi tanımıyorum…Bir sürü yüz, bir sürü söz, hiç birini tanıyamıyorum, konuşulanları anlayamıyorum…Cenazesi kalktı, yavrumun, o şehit dediler, neden benim yavrum şehit, neden vatan sağolsun diye benim kuzum şehit..Neden Neden Neden bir sürü neden…

İşte böyle geçti 3 senem, acım hiç azalmadı, hiç bir şey beni teselli edemedi. Tek tesellim belirsizlik, ölünce kavuşma arzum..Ölümü sesizce beklemek…üç çocuğum daha var..Onları da kaybederim duygusunu içimden atamıyorum..Bence evlat kaybı yaşayan her anne geride kalan evlatları için bunları düşünür…

Siz her derdinize çare olurum dediniz, bu derdime çare olabilir misiniz…

DEĞERLİ DANIŞANIM,

Bu acıya dayanmak çok zor. Bir insanın karşılaşacağı en büyük acı şüphesiz evlat acısı..Anlı, şanlı askere yollayıp, Bayraklı bir tabutta size teslim ediyorlar. İçinde yavrunuz, size var olan bütün değerlerinizi ortaya koyuyorlar, vatan, bayrak, şehit vs. Ve musalla taşında evladınız, akıl almaz bir karmaşa…

Dini inançlarınızdan bahsetmemişsiniz, ama bir anadolu annesi zaten inançlıdır. Muhtemelen bu inanç sizi ayakta tutuyor. Kuran ı okumuşsunuzdur, bir kere daha içinde oğlunuzu arayarak okuyun. Bu ne demektir. Kuran ı Kerim öyle bir kitaptır ki ne amaçla okursanız, size onun kapılarını açar..Ayetler arasında acınızın devasını arayın, acınız yok olmayacak tabi ama hafifleyecek. Özellikle AL-İ İMRAN SÜRESİ, BAKARA 2/154,  NİSA 4/74,  4/95, 4/96, TÖVBE 9/111, 9/112, SAFF 61/10-13 bunlar ayetlerimizden sadece bir kaç örnek…Kuran ı Kerim i okurken, ne amaçla okuyacağını önünüzdeki bir su bardağına dua ederek fısıldayın, bir kaç damla için ve OKU MAYA BAŞLAYIN..

Unutmayın Bizim Yüce Kitabımız OKU diye başlar. Her derde devadır.

Boş durmayın, evladınız adına birşeyler yapın. Bunun mutlaka maddi olması gerekmiyor. Yolda gördüğünüz bir fakire oğlunuz adına verdiğiniz bir harçlık, yoksul bir komşunuza her gün oğlunuz adına bir tas çorba götürmek, imkanınız varsa sık sık sosyal kurumları özellikle çocukların barındığı çocuk yuvalarına gidin, o çocukların gözlerine bakın, o öksüz, yetim yavrulardan biri size oğlunuzun gözleriyle bakacak. O yavruyu sık sık ziyaret edin.

Gece uyumadan önce, oğlunuzun ölmediğini düşünün, o günü onunla geçirdiğinizi hayaledin, detaylandırın…

Her gece hayalinizde oğlunuz ile olan birliktelik sürecini azaltın.

Sonra oğlunuzu uzak bir diyara yolculuğa yollayın, çok başarılı olacağı, mutlu olacağı bir yere gitsin.

Artık sadece ondan haber alın. Hayalinizde bile görmeyin, size o mutlu diyardan haberler yollasın.

Geçmeyecek acınız tabi ama canınızı daha az yakacak.

UNUTMAYIN OĞLUNUZ ÇOK GÜZEL BİR DİYARDA, MUTLU, BEREKETLİ VE HİÇ ACI ÇEKMİYOR.

Bu Haberi Sosyal Medya'da Paylaşın
Facebook
Instagram
Twitter
Bülten Üyeliği