CAHIL-LESTİRİLME

Geçen haftaki bir yazımda günümüzün en büyük problemlerinden birinin cahillik olduğundan bahsetmiştim. Bu devirde cahillik nasıl olur diyebilirsiniz, ama asıl cahillik günümüzde yaşanmakta.

Cahillik, cahil olduğunu bilmemekten geçer, vicdan gelişmez, ayıp duygusu azdır, menfaatleri üzerine yaşar, her söylediğinin doğru kabul edilmesini ister, eleştireye gelmez, öfkelidir, kendi düşüncesi dışındaki bütün düşüncelere kapalıdır, eğitimden anladığı kendini eğitmek değildir…

İşte günümüzde cahillik bu şekilde vücut buldu, bu bir üniversite öğrencisi olabiliryor, avukat, mimar, mühendis, doktor, öğretim görevlisi, idareci, üniversite başkanı vs. Olabilir.

Annem 68 kuşağının en güzel örneklerinden biridir. Okuyama doymaz, annem için en büyük hediye kitaptır. Akıllıdır, ama herkesin aklına hürmet eder, sert kimseyi eleştirmez, hatta hiç eleştiremez, size kusurunuzu öyle zarif bir dil ile anlatır ki, içinizden düzelirsiniz. Bu kuşak okurkende, Türkiye de eğitimin kötü olduğu konuşulurmuş, sonra biz geldik, yetiştik, okuduk, biz okurkende hep Türkiye deki eğitimin nasıl olması gerektiği tartışılıyordu.

Bugün geldiğimiz bu noktada, annem benden çok daha iyi eğitim almış olduğunu görüyorum, kendime bakıyorum, şu anki nesil den daha iyi eğitim almışım…

Kısaca tartışmalar eğitim konusunda bizi geriye götürmüş. Biz her geçen sene daha kötü eğitim alır olmuşuz.

Dünya üniversiteleri sıralamasında artık Türkiye üniversiteleri yer bulamıyor. Bir bakıyorsunuz, her ilde, ilçede üniversite açılmış, özel üniversiteler den hiç bahsetmiyorum.

Sonuç, Türkiye eğitimde Dünya sıralamasında yok. Dünya eğitiminin altında eğitim alan bir nesil yetişti. Onlar, yüzlerce üniversite açmak hoş tabi, ama keşki, Dünya standartlarında eğitim veren hiç olmadı bir üniversitemiz kalsaydı. lk 15 de falan olsaydık. Olmadı, olamadı…

Dün dehşet içinde izledim, biliyorsunuz deprem günümüzün en büyük problemi…Bir haftadır, deprem gerçeğini hatırladık. Korku büyük, korkalım da bence…

İstanbul da tarihi bir üniversitenin, tıp konusunda öncü olması gereken bir bölümünde yaşananlar akıl alacak gibi değildi.

Bu üniversitenin en büyük makamı çıkmış, diyok ki, üniversite depremden zarar almış olabilir fakat bana güvenin ve derslere girin…

Akıl durgunluğu,

yüzlerce üniversite öğrencisi, öğretmenleri kapıda tabi ki derse girmeye cesaret edemiyorlar, yüz yaşındaki bina hasar almış, hasar noktaları belli…

En acısı Deprem hepimizin gerçeği iken, bırakın oturduğumuz yapılar, okullarımız, camilerimiz, üniversitelerimiz depreme dayanıklı hale getirilmemiş.

Bir tarih abidesi olan, yüzlerce yıllık üniversitelerimiz, depremin yıkımına terk edilmiş, 5,8 richter ölçeğindeki depremde bunu gördük.

Peki 1999 tarihinden itibaren neler yapıldı, neler yapılmadı diye yazmıyorum, çünkü, yapılanlar daha kolay sayılacak durumda…Korkarım biz deprem güvenliği konusunda da sınıfta fazlasıyla kaldık. Oysa bizlerden toplanan bir takım paralar var, deprem adı altında alınan çeşitli paralar…Bu toplanan paralar aslında deprem konusunda dünya da toplanan paraların en üst sınırında…

Bu paralar la ne yapıldı diye sorulduğunda, Van depremi falan deniyor. Oysa o deprem içinde yurt dışı dahil ödenekler geldi. Biz deprem sigortası, dask ları geleceğimiz için yatırdık. Bir baktık ki, geleceğimizle ilgili gözle görünün hiç birşey yapılamamış…

İŞTE CAHİLLİK BUDUR,  BİZİ CAHİL BIRAKMAYA  ÇALIŞIYORLAR,  SORU SORMAMIZI ENGELLEYEMEYE ÇALIŞIYORLAR. ARAŞTIRIN, OKUYUN, DÜNYAYI TAKİP EDİN, CAHİL KALMAYIN…

Bu Haberi Sosyal Medya'da Paylaşın
Facebook
Instagram
Twitter
Bülten Üyeliği