CATWALK (ABLACIM)

Ben kendi kendimi mutsuzluğa mahkum ettim. Hayatımın hiç bir döneminde mutlu olmadım, artık intiharı düşünüyorum. Beni tek alıkoyan, altı yaşındaki kızım…

Annem, babam hiç anlaşamazdı, durmadan kavga ederlerdi, ağıza alınmayacak sözler bizim evde normaldi. Maddi durumumuz fena değildi, babam Vali yardımcısıydı…Annem ortaokul mezunu ev hanımıydı, ama babası oldukça varlıklıydı. Babamı küçük görürdü. Mutsuz, saygısız, ağzı bozuk bir kadındı. Ev işi yapmayı hiç sevmez neredeyse bütün gününü söylenerek geçinirdi. Önüne kim gelse babamı kötülerdi. Bu mutsuz yuvada biz üç kardeştik. İnanın şimdi hepimiz onlar gibi mutsuz kişileriz.

Ben bu öfke dolu, huzursuz ortamda ilk karşıma çıkan kişiyle evlendim. Görücü usulüyle, neredeyse hiç tanımadan, imkanlarına bakarak izdivaç yaptım.

Aslında eşim iyi biri, sakin…Ama ben ilk günden beri kendisine hiç ama hiç ısınamadım. Hiç hesapta yok iken birde hamile kaldım, zor bir hamilelik geçirdim, altı ya yattım, aş erdim, kötü bir dönemdi. Eşim elinden geldiğince yanımda olmaya çalıştı. Benim onu görmeye tahammüllüm yoktu. Hamileliktendir dediler, sonra lohusalık tandır dediler, ama benim duygularım eşime hiç değişmedi. Ayrılmayı düşünüyorum, çevremdekiler bir çocukla çok zor, bak eşinde sakin biri, ne istiyorsun diyorlar. Eşimle gezmekten, konuşmaktan kısaca hiç birşey yapmaktan mutlu değilim, aynen annem gibi olacağım diye korkuyorum. Onun gibi hassis, mutsuz, çirkin, durmadan söylenen, sevgisiz bir kadın…Bakıyorum hergün ona daha çok benziyorum.

Kızım olmasa, canıma bile kıyabilirim. Hayattan hiç haz almıyorum. Boşanmak istiyorum, ama hiç destekcim yok, ne yapmalıyım.

ABLACIM,

Durumun oldukça zor, sen mutsuz olan çocukluk, gençlik yaşantını malesef bütün hayatına yaymışsın. Sevgisiz bir ortamda yetişip, aynı ortamı kendi kurduğun aileye taşımışsın…Görücü usulü bizim toplumuzda ve bir çok toplumlarda kabul gören bir izdivaç türüdür, genellikle de sorunsuz yürütülür. Çünkü aileler uygun gördükleri gençleri, bir araya getirirler. Mutlaka sizde de bu şekilde olmuştur. Anladığım kadarıyla, siz hiç bir zaman eşinizden hoşlanmadınız ve evlendiniz…Sonucun bu şekilde olacağı ortada, evlilik son derece zor bir konudur. Nice büyük aşklar bu kurum içinde eriyip, yok olmuştur. Bir de hoşlanma bile olmadan yapılan evliliklerin sonu malesef hüsran oluyor. Anne ve babanızda muhtemelen sizin gibi birbirlerine ısınamamışlar ve sizide o ortamda büyütmüşlerdi.

Sonuç ortada üç kardeşte mutsuz olmuşsunuz.

Evlilik kutsal bir birlikteliktir, hele birde çocuk varsa, daha da itina gösterilmelidir.

Sizin bir şeye net karar vermeniz lazım, bu evliliği yürütebilecek misiniz yani eşinize karşı bir hoş görü, sevgi geliştirebilecek misiniz

Eğer mümkün değil ise, ayrılığı gerçekten ciddi olarak düşünün.

Annenize benzemekten korkuyorsunuz, muhtemelen annenizde kendinden memnun değildi, sonuç ortada, hepiniz mutsuz olmuşsunuz.

Demek ki her şartlarda evlilik yürütmek, ne annenize, ne de size yaramamış..

Huzursuz bir ortamda yetişen çocuklar hiç bir zaman bu ortamı unutmazlar, hayatlarının bir parçası olur, huzursuzluk yaratan kişiler olurlar…Ciddi psikolojik destek almaları şarttır. Düşünmeniz gereken bir kızınız var, istatislikler huzursuz, mutsuz ortamda yetişen çocukların sağlıklı bireyler olmadığını gösteriyor.

Konuya birde şu şekilde bakın, herkesin ağzında bir  empati kelimesi var, ama uygulayan yok..Hadi birde kendinizi eşinizin yerine koyun, bir düşünün, onun yerinde olmak ister misiniz, sizin gibi bir eşi olsun ister misiniz, O na bunu yapmaya hiç hakkınız yok..Hiç kimseye sevgisiz, hoşgörüsüz bir ortamda yaşatamazsınız, bunun  vebalinin altından kalkamazsınız…

Aslında ben sizinle yüz yüze çok görüşmek isterim, konuyu enine boyuna tartışırdık, ben şimdi yazdığınız bir sayfa üzerinden hayatınıza bakmaya çalışıyorum.

Beni en çok korkutan  intihar ile ilgili düşünceleriniz, sakın ha…Hemen  konunun uzmanı bir doktora danışın, bu his ciddi bir ruh sağlığı problemidir.  Sizin probleminiz, aslında doğumunuzla başlamış ve süre gelmiş…Gerçekte boşanmanız hem kendiniz,  hem evladınız,  hemde eşiniz açısından olumlu olabilir..

Eşinizinde kendisini seven biriyle yaşama hakkı var.

Huzursuz ortamda yetişen  çocukların sonra ki yaşantılarında  mutlu olmaları çok zor..Ayrılmak demek  kötü çocuk yetiştirmek değildir. Aynı evde çocuklarınızla kalitesiz zaman geçirmektense, ayrı evlerde çocuklarınızla kaliteli zaman  geçirin. Ayrılınca da kendinizi ve çevrenizi mutsuz etmeye devam etmeyin, ciddi bir destek alın..

Kararlarınızı doğru vermeye çalışın, geçen hafta ki yazımda bir danışanıma doğru  karar verme tekniklerini basitleştirerek vermiştim, bunu  okuyun…

Boşanmak sizin için  doğru karar ise, boşanın…Mutlaka evlenirken  bir sürü kişiyi dinlediniz, sonuç ortada, mutsuzluk, şimdi kararınızı kendi öz iradeniz ile verin.

Sevgiyi bularak kalın

 

Bu Haberi Sosyal Medya'da Paylaşın
Facebook
Instagram
Twitter
Bülten Üyeliği