DÜŞEN ENFLASYON RAKAMLARI ÜZERİNE

Son açıklanan enflasyon rakamlarına baktığımızda fiyatlarda artış hızının geçtiğimiz yıl yaşanan finansal saldırı sonrası  ortaya çıkan % 26’lardan bir yıl sonra bugün Ekim ayı olarak yıllık bazda % 8.55 seviyelerine düşmüş olduğunu görüyoruz.

Buradaki esas meselenin fiyatlarda bir indirim olmadığını tersine % 8.55 lık bir fiyat yükselmenin güncel hayatımız içinde hala devam etmekte olduğudur. Yani ucuzluktan öte olan bitenin sadece ve sadece fiyatlardaki artış hızının yavaşladığı bir dönemi yaşıyoruz diyebiliriz.

Bu arada son bir yıl içinde yapılan, alınan ekonomik tedbirlerle bu gün geldiğimiz nokta itibari ile bir toparlanma süreci yaşadığımızı da söyleyebiliriz. Özellikle son yıllarda adından sıkça söz ettiğimiz cari açıklardaki gerilemeler, faizlerin düşüşü ve hatta kamu borçlarının epey aşağılarda oluşu gibi ekonomik parametrelerdeki iyileşme rakamlarının tüm ulus adına geleceğimiz için sevindirici olduğunu belirtmek isterim.

Her zaman söylerim, esas meselenin ben Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ümüzün  büyük zahmetler içinde kurduğu Türkiye Cumhuriyetinin sağlıklı koşullar içinde ilelebet yaşamını sürdürebilme meselesi olduğunu düşünüyorum.

Elbette siyaset her zaman olmalıdır, olacaktır da zaten ancak bu aziz vatan toprakları üzerinde yaşayan 80 milyonun geleceğinin her şeyin üstünde tutulması gerektiğine inanıyorum ben. Demem o ki siyaseten farklı olabiliriz ama ekonomik parametrelerin pozitif anlamda değer kazanması sadece ücretlilerin alım gücünün artmasıyla değil iş adamlarımızın, esnafın, pazarcımızın, tarım üretenlerimizin, sanayicimizin, emeklimizin yani 7’den 77’ye tüm vatandaşlarımızın yararına bir gelişmedir.

Tersi bir durumda ise yani ekonominin negatifliğe yönelmesi ile sağlıktan eğitime, spordan çevreye, emniyet tedbirlerinin alınmasından TSK’nın güçlendirilmesine ve yerel yönetimlere, belediyelere kadar hemen hemen güncel yaşam içindeki her kuruma, her vatandaşa olumsuz etkileri olabileceği açıktır.

Sonuç olarak bu gün ne ekonomik sorunlar yoktur veya bitmiştir diyebiliriz ne de çok zor durumdayız gibi toplumu germek adına yanıltıcı veya moral bozucu söylemlerde bulunmak.. Mesele doğru yolda yürüyebilme meselesidir. Ve baktığımızda bu yolda sadece iktidarların değil muhalefet de dahil tüm katılımcılara ihtiyaç olduğu da çok iyi bilinmelidir. Ve ilave edelim, olumsuzluklara sevinmek olumsuzlukları ortadan kaldırmıyor. Her olumsuzluğun yeni bir başka olumsuzluğa kapı aralayabildiğini de bilmemiz gerekiyor. Dolayısıyla olumsuzluklar derinleşirse bu kez kronikleşirler, sonra yama da tutmaz, tedbirleri de kaldırmaz olurlar.

 

Bu Haberi Sosyal Medya'da Paylaşın
Facebook
Instagram
Twitter
Bülten Üyeliği