EVLİLİKTE KIŞ DÖNEMİ

Evlilik yaşamın kendisidir. Evlilikteki başarı, yaşamdaki başarıyı getirir. Ama bazen sistemler çöker, evlilikte bir sistemdir,  tabi ki evliliklerde yara alırlar. Önemli olan, uyarıları takip edip, kurtarılabilecekse evlilikleri kurtarmaktır.

UMARIM SİZE YARDIMCI OLABİLİRİM

-Biriken incinme, kırıklıklar evlilikte çok önemlidir. Bardağın dolması gibi ilişkilerde olumsuz olayların, olumlu olaylardan fazla olması evliliği bittirir. Kendinizi tanımanız çok önemlidir. Kendinizi tanırsanız, karşı tarafıda tanımaya çalışırsınız, konuşulmadan verilen mesajları da anlarsınız.

Tercihen evliliklerde konuşun, içten içe biriken olumsuz duygular, günün birinde sizi ayrılığa götürür. Keşki konuşmadan insanlar birbirlerini algılasalar, ama henüz algı seviyemiz o boyutta değil. Ben insanlara verilen en büyük nimetin karşı karşıya gelerek konuşmak olduğuna inanıyorum.

Eşler konuşamıyorlarsa neden eş olurlar ki,  anlamam…Oluyor ama konuşmadan anlanmayı bekliyorlar, sonra da sabırları bitiyor. Burada konuşmayan mı haklı, algılamayan mı haklı tartışılmaz. Gerçek olan birşey  vardır,  ilişkileri paylaşma boyutuna henüz gelmemiş demektir. Bu durumda acil olarak konuşun, derdinizi anlatın ve deyin ki, bende hata yaptım, sana bunları daha önce söylemeliydim. Ama beni anlamanı bekledim. Sabrım bitmek üzere, sorunum şu anlatın. Eşinizde size yanıldığınız noktaları anlatsın. Evlilikler de yanlış anlamalar önemlidir. Adı üzerinde yanlış anlama,  bir bakmışsınız, ilişkiniz bitmek üzere, neden dağ dağa küsmüş dağın haberi olmamış.

Burada en büyük hata kadın ile erkeğin düşünce farklarıdır. Kadınlar erkekler gibi düşünemez, erkeklerde kadınlar gibi düşünemez. Olaylara bakış açısı kadın ve erkekte farklıdır. Algı farkı büyüktür. Eğer bir kadın, konuşmadan erkeğin kendini anlamasını beklerse, yada bir erkek konuşmadan eşinin kendini anlamasını bekler ise muhtemelen hayat boyu bekleyecektir.

-Şiddetten mutlaka uzak durulmalıdır. Eşler birbirine mutlaka özen göstermelidir. Biz dışarda sinirlenir, evde eşimize patlarız. Oysa tam tersi olmalı. Eşiniz ile bir ömür boyu geçireceksiniz. Eşiniz anneniz değildir. Annenizin hizmetini, sizi afetmesini, hoşgörüsünü eşinizden bekleyemezsiniz. Şiddet olan yada başlayan evlerde bereket, huzur, mutluluk hızla uzaklaşır. Artık o mekanlar yuva olmaktan çıkmış, savaş alanına dönmüştür. Böyle ortamlarda yetişen çocuklarda toplum için sakıncalıdır. Evinizde şiddet başlamış, hoşgörü yok olmuş ise hemen bir danışana başvurun, geç kalmadan çözüm arayın. Şiddet varsa, çözümü aile içinde bulamazsınız. Profesyonel destek şarttır.

-Eşinizden cinsel olarak uzaklaşıyorsanız bu da büyük bir sorundur. Hata yapmanıza neden olur, ihanetler cinsel soğuklukla birlikte başlar. Eşinizi iyi takip edin, özel ilişkinizde değişiklik var mı, size karşı ilgisi artıyor mu, azalıyor mu…Sizden kaçmaya mı başladı, özel ilişkinizde nedenler mi oluşmaya başladı, bahaneler artıyor mu…Cinsellik yoksa evlilik yok olur, ihanet kaçınılmazdır. Cinsellik 75 yaşında sonra ancak arkadaşlığa dönüşür. O yaşa kadar evliliğin birinci şartı, mutlu bir cinsel yaşamdır. Artık eşinizle birlikte olmak sizin için önemli değilse, bilin ki eşiniz içinde zaman içinde ilişkinin önemi yok olacaktır. Duygular karşılıklıdır ve insanlar birbirlerinin duygularını algılarlar. Siz eşinizden uzaklaşırsanız eşinizde sizden uzaklaşır. Aynı evde mutluluk hızla biter.

Ayrı yatakta yatmak evliliği yok eder.

Eşleri bir arada tutan, afetmelerin sağlayan, hoşgörüyü geliştiren, çocuklarının mutlu olmasını sağlayan şey cinsel uyumdur,  unutmayın.

-Kaba davranışlar, durmadan eleştiri, laf la inciltmeler, hakaret ses tonunuz ne olursa olsun evliliğinizi bitirir. Şaka bile kırıcı olamaz. Alay edemezsiniz, eşinizi, çocuklarınız inciltemezsiniz.

-Umutsuzluk, bu ilişkiden artık birşey olmaz, bizim ilişkimiz bitti. Bu ilişkide gelecek yok…Bu anlayış evliliği bittirir. Ümit yoksa mücaddele yoktur. Umut yoksa ilişkiyi düzeltmek için emek yoktur. Evliliğiniz ile ilgili kurtarılacak nedenler bulmak zorundasınız. Önerim yazın, tanışma gününden başlayarak yazın, sizi birbirinize çeken neydi, neden birlikte oldunuz, ilk günleriniz nasıldı, mutlu anlarınızı düşünüp yazın, size bütün bunlar hiç birşey ifade etmiyorsa acil bir danışmana başvurun. Geç kalmadan çözüm üretmeye başlayın.

Unutmayın başlamak değil, devam ettirmek çaba gerektirir.

-İlişkinize saygı duyun, bu saygı aslında kendinize, seçiminize duyduğunuz saygıdır, ilişkinize saygınızı yitirmeniz, kişiyi en yaralayan olgudur. Dominant taraf evliliklerde olabilir. Bu genellikle erkek tarafıdır. Fedakarlık hep bir tarafa düşüyorsa, bu evlilik zaman içinde bitmeye mahkumdur. Nereye kadar dominant olacağız ve nereye kadara dominant bir eşe katlanacağız, sınırlar çok önemlidir. Evlilik alışveriştir,  dengeler bozulursa,evlilikte bozulur.

-Pozitif düşüncelerin yerini artık negatif düşünceler almaya başlamışsa evlilikte tehlike çanları çalmaya başlamıştır.

MUTLU İLİŞKİLER DİLERİM

Bu Haberi Sosyal Medya'da Paylaşın
Facebook
Instagram
Twitter
Bülten Üyeliği