“HARCADIĞINIZ HER KURUŞUN HESABINI VERİN”

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı 31 Mart seçimlerinin ardından kazandıkları belediyelere yönelik ziyaretler kapsamında Balya’ya geldi. Balya Belediye Başkanı Orhan Gaga’yı makamında ziyaret eden Kemal Kılıçdaroğlu, daha sonra belediye binası önünde halka seslendi.

Balya Belediye Başkanı Orhan Gaga ve eşi Belma Gaga tarafından ilçe meydanında karşılanan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu yeni bir siyaset anlayışı için yola çıktıklarını söyledi. Yeni siyaset anlayışıyla İstanbul, Ankara, Adana, Mersin gibi illerin yanı sıra birçok ilçede seçimi kazandıklarını belirten Kemal Kılıçdaroğlu, vatandaşlara CHP’li başkanı tercih ettikleri için teşekkür etti.

ORHAN GAGA’DAN MADENCİ HEYKELCİĞİ

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Balya’da ilk önce belediye başkanı Orhan Gaga’yı makamında ziyaret etti. Belediye Başkanı Organ Gaga Kılıçdaroğlu’na madenci heykeli, Balya’da çıkarılan kurşun madeni ve yöresel ürünlerden oluşan sepet armağan etti. Makam ziyaretinin ardından belediye önünde vatandaşlara seslenen Kemal Kılıçdaroğlu yeni bir siyaset anlayışıyla hareket ettiklerini kaydetti.

 

YENİ BİR SİYASET ANLAYIŞIMIZ VAR

Kılıçdaroğlu vatandaşlara seslendiği konuşmasında şunları söyledi:

“Yeni bir siyaset anlayışıyla yola çıktık. Nedir yeni siyaset anlayışı? Kavgadan uzak, hiç kimsenin kimliğiyle uğraşmayan, hiçbir kimsenin inancıyla uğraşmayan, hiç kimsenin yaşam tarzıyla uğraşmayan, ama herkesin aşının, işinin olduğu bir Türkiye özlemi duyan bir siyaset anlayışı. Beraber yaşıyoruz, birlikte yaşıyoruz. Aynı coğrafyada, aynı bayrağın altında, aynı vatanda yaşıyoruz. O zaman huzur içinde yaşamak zorundayız. Kavgasız yaşamak zorundayız. Bölünmeden, ayrışmadan, kavga etmeden yaşamak zorundayız. Belediye başkanlarına şunu söyledim; kesinlikle, oy versin veya vermesin bütün vatandaşlara eşit hizmet götüreceksiniz. Bir yerde bir fakir varsa ona yardım edeceksiniz. Ama sağ elin gördüğünü sol el görmeyecek. Fakirin fakirliğini, yoksulun yoksulluğunu teşhir etmeyeceksiniz dedim. Başka; para harcayacaksın, maaş vereceksin, yatırım yapacaksın, ama harcadığın her para vatandaşın parası. Dolayısıyla harcanacak her kuruşun hesabını millete vereceksin. Böylece millet de ‘benim ödediğim vergiler, benim verdiğim paralar nerelere gitti, kaça yapıldı’ bunları vatandaş bilmiş olacak.

 

VERGİLER NEREYE HARCANIYOR

Niçin böyle bir siyaset anlayışı? Şunun için; Türkiye trilyonlarca lira vergi ödüyor, dünyanın faizini ödüyor. Her vatandaş doğduğu andan itibaren vergi öder. Su içersiniz vergi, kahvede çay içersiniz vergi, dolmuşa inersiniz vergi, sakız, ekmek alırsınız vergi, kefen bezi alırsınız vergi. Vergiyi hepimiz ödüyoruz. Nereye gidiyor bu para? Nerelere harcanıyor? Vatandaşa bunun hesabı verilmesi lazım. Onun için yeni bir siyaset anlayışının oluşması lazım. Bizim saraylarda yaşama gibi bir merakımız yok. Tam tersine öyle 3-5 bin polis ekibiyle gezme gibi de bir niyetimiz yok. Vatandaşla beraber olmak, vatandaşın derdini dinlemek, oturup çayını, kahvesini içmek, derdini dinlemek gibi bir görevimiz var. Biz de bunu yapmak istiyoruz. Türkiye aslında bu bölgenin en güçlü ülkelerinden birisi. Şu soruyu her biriniz kendinize ek tek sorun; dışarıdan niye mercimek alıyoruz, niye et, süt, saman, nohut, canlı hayvan alıyoruz? Bunları biz üretemiyor muyuz? Çiftçimiz mi yok, güneşimiz mi yok, suyumuz mu yok? Neyimiz yok, neyimiz eksik? Her şeyimiz var. Her şeyimiz varsa niye dışarıdan getiriyoruz? Niye benim çiftçim kazanmıyor da elin oğlu kazanıyor? Niye ben çiftçime ödemiyorum da elin çiftçisine milyarlarca dolar ödüyorum. Bunu soracaksınız, sorarsak siyaseti düzeltiriz. Siyasete yeni bir anlayış; kavgadan uzak bir anlayış, beraber; Türkiye’nin çıkarlarına odaklanmış siyaset anlayışını egemen kılmak istiyoruz.

MİLLET OSMANLI TOKADINI SANDIKTA GÖSTERDİ

Belediye başkanımız burada ne yapacak? Bunun yolunu açtık, o da bu yolda yürüyecek. Adana’da, Mersin’de, Ankara’da, İstanbul’da bunun yolunu açtık. Her şey çok güzel olacak. Bakın hiç birisinde kavga etmedik. Öyle bir niyetimiz de yok. Yüksek Seçim Kurulu dedi ki ‘ben seçimi iptal ediyorum’ et kardeşim, edebilirsin. Biz bu milletin ferasetine güveniyoruz dedik. Bu millet haksızlığa karşı duracaktır, sandığa gidecektir, o kişilere gereken dersi verecektir, verdi de. Sağ olsun bu millet öyle bir şamar attı ki Osmanlı tokadı. Demokrasi budur, demokrasi güzelliktir, düşünce özgürlüğü güzelliktir, farkı düşünceler, farklı görüşler bizim zenginliğimizdir. Böyle bilmemiz, böyle kabul etmemiz lazım.

 

BİR ZAMANLAR 40 BİN NÜFUS NİYE AZALDI

Burası aynı zamanda bir maden yatağı, tarihi var. 1895’de kurulan bir belediye burası, köklü bir belediye. 100 yıllık bir geleneği olan bir belediye. Bir dönem nüfusu 40 bin kişiye ulaşan bir belediye. Şimdi neden sayı azaldı? Çünkü toplum üretimden koparıldı. Oysa üretmek kadar değerli bir şey yoktur. Üretmek alın teri demektir, alın teri dökmek demektir. Üretmek helal para kazanmak demektir. Üretmek hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği bir Türkiye demektir. Üretmek bütün dünyada söz sahibi olmak demektir. Üretmek, hiçbir kimsenin önünde diz çökmemek demektir. O nedenle üretmek kadar değerli bir şey yoktur. O nedenle ürettiğiniz zaman alın teri dökersiniz. O nedenle en kutsal su alın teridir. Alın terinden daha değerli bir şey yoktur. Biz yeni bir siyaset anlayışıyla yola çıktık. En büyük destekçimiz ve en büyük güvencemiz sizlersiniz. Sizlere inanıyoruz ve güveniyoruz.”

 

Bu Haberi Sosyal Medya'da Paylaşın
Facebook
Instagram
Twitter
Bülten Üyeliği