KENDİNİZE KULLANDIRMAYIN, MUTLU OLUN

Değerli okurlarım sizden en çok gelen konular içinde, aşırı fedakarlık konusu başı çekiyor. Bir çoğunuz fedakarlık yaparak üzüldüğünüzü yazıyorsunuz. Oysa mantıken tam tersi olmalı. Sizin fedakarlık yaptığınız kişiler, size minnatar olmalı, ihtiyacınız olduğunda yanınızda olmalı. Ama gerçek farklı, hem fedakarlık yap, hem mutsuz ol…

Şimdi size KENDİNİZİ KULLANDIRMAMA VE MUTLU OLMA YOLLARINI ANLATACAĞIM

-Aşırı fedakarlık, size kar sağlamayacak birşeydir. Fedakarlık karşılıklı olmalıdır. Siz kendinize göre bir fedakarlık yaptınız mı, bekleyin…Ve karşılığında mutlaka sizde bir şey talep edin, bakalım nasıl yaklaşıyor. Beklediğiniz sonucu alamadınız, artık o kişi kim olursa olsun, evladınız, eşiniz, anneniz, babanız, akrabanız, komşunuz, sevgiliniz kim olursa olsun artık fedakarlık kapılarını kapayın. İnanın hiç birşey kaybetmez çok şey kazanırsınız. Hayat alışveriştir unutmayın, hep veren iflas eder. Sakın iflas etmeyin, kendinizi kullandırmayın. İnsansınız bir yerden sonra ama ben sana bunları yaptım demek zorunda kalmayın, kıymetinizi bilmeyen kişi zaten fedakarlığınızı da farkında değildir. Bak yaptı şimdi de kafama kakıyor olur. Zaten birine yaptığınız fedakarlığı hatırlatıyorsanız, yandınız, zaten o fedakarlık gereksiz yapılmış ve kullanılmışsınız demektir.

-Hoşlanmadığınızı belirtin, HAYIR kelimesini kullanın. Bakın adı üzerinde dinimizde bile HAYIR kelimesi olumlu bir kelimedir. Ama biz bu kelimeyi beynimizde olumsuz biryere oturtuğumuz için, hayır kelimesini kullanır isek insanları kırarız zannederiz, karşımızdaki kırılsın ama siz kırılmayın. Ya karşımdaki üzülürse, üzülsün, siz üzülmeyin…Hayır kelimesinin olumlu bir kelime olduğunu ve bu kelimenin hayır ının size olduğunu unutmayın.

-Herkesin onayını almayı beklemeyin, herkesin sizi sevmesini beklemeyin. Böyle bir dünya yok zaten, herkes yaptığımı onaylayacak, herkes beni sevecek…Bu çaba insanı fedakarlık yapmaya, hayır kelimesini kullanmamaya zorlar. Sonuçta ne onay alırsınız ne herkes tarafından sevilirsiniz, sevgi kelebeği gibi ortada boşu boşuna dolaşırsınız.

Unutmayın, her duygu gibi, onay ve sevgi de birer duygudur ve enerji ifade eder. Herkes ile enerjinin tutmaz, ne  yaparsanız yapın bu olmaz. Sizin sevdiğiniz sizi sevmeye bilir. Ne yaparsanız yapın hoşlanmaya bilir. Bunu ne yaparsanız yapın engeleyemezsiniz. Sizi sevene de, sevmeyene de, sizi onaylayana da, onaylamayana da saygı duyun.

-Durmadan özür dilemek, alttan almak…Bu insanı en yoran, en yıpratan fedakarlıklardan biridir. Genellikle bu tavrı takındığınız kişi öfke kontrolü olmayan kişilerdir. Mecburen, alttan almak, özür dilemek zorunda kalırsınız. Doğal olan hakkınızı savunmaktır. Bunun kavgasız bir alanda olması önemlidir. İşte partneriniz tartışmaya açık biri değilse malesef alttan almak zorunda kalabilirsiniz ki bunu hiç tavsiye etmem…

-Sadece başkalarını düşünmek…Sanki kendi hayatınız yokmuş gibi durmadan evlat, koca, kardeş, akraba vs.düşünmek doğru değildir. Her bireyin kendi hayatı vardır. Bu hayatta ise hikayeleri kendilerine aittir. Tabi ki başlarına gelecek olumlu ve olumsuz şeyler sizi etkileyecektir. Ama bırakın başlarına geldikten sonra etkilenin…Kendinizi düşünün, kendinizi hayal edin, bu dünya sizin…Evladınız bile olsa, siz onları dünyaya getirdiğiniz anda, her türlü mutluluğa ve mutsuzluğa açıktır. Bunun bilincinde olun, beyninizde de onları özgür bırakın.

-Karşınızda iki seçenek var, yalnız kalmak yada sizi anlamayan biriyle birlikte kalmak…Bu da bir fedakarlıktır. Mutlaka, yalnız kalmayı seçin. Sizin yalnız kalırsanız mutlu olma seçeneğiniz vardır. Ama yalnız kalmaktan korkarak, devamlı fedakarlık içinde olduğunuz ilişkileri sürdürmeyin. Vampir gibi, enerjinizi emen, durmadan haklı, sizin fedakarlıklarınızı kendine hak gören kişilerden hemen ayrılın.

–Kimseyle çok fazla yakın olmayın, eşiniz bile olsa sırlarınız olabilir. Eşinizinde sırları olabilir. Onunda hakkı var, sizinde hakkınız var. Hiç bir yakınızla ilerde canınızı yakacak sırlar vermeyin. Gün gelir devran değişir. Unutmayın…Kimse sır tutma fedakarlığında değildir unutmayın. Sizde size yük olacak dost sırlarını almayın…

-Geçmişte yaşamayın, geçmiş geçmişte kaldı. Mutluluklarıyla, acılarıyla…Dersimizi aldık yolumuza devam edeceğiz. Geçmişin tek görevi ders çıkarmamızdır. Geçmişe takılıp kalır isek, ilerleyemeyiz. Sizi olumsuz geçmişinize döndüren olaylardan ve kişilerden uzak durun. Canınızın yanmasına izin vermeyin.

-Küçük şeyleri büyütmeyin, olaylara, takılıp kalmayın. Sorunlar çözmek içindir, en kısa yoldan sorunları çözme yoluna gidin, unutmayın her sorunu çözemeyiz. Çözülmeyen sorunlara da saygılı olun, takılıp kalmayın.

-Modunuzu düşüren herşeyden uzak durun, bu yer olabilir, insan olabilir, olay olabilir. Uzaklaşın hızla uzaklaşın…Enerjinizi düşüren olaylar sizi mutsuz eder. Mutsuz olduğunuzda bir çok hastalığa açık hale gelirsiniz unutmayın.

-Değişim önemlidir. Sabit kalmayın, değişin…Tabi ki, olumlu olarak değişin. Her sabah kalkın ve değişime hazırım deyin. Gece yatar iken de, bugün değişebildim mi, neyi hayatımda değiştirdim deyin. Değişim yok ise, neleri değiştirmeye karar verdim onları düşünün. Hayat değişimden ibarettir. Doğduğumuz andan itibaren değişiyoruz. Her gün değişiyoruz, bebekken, ergin, yaşlı oluyoruz. Bedenimiz bile bu şekilde değişirken, bizimde ruhen değişmemiz şarttır.

Normal sınırların ötesindeki  özveri sizi mutsuz eder. UNUTMAYIN…MUTLU OLUN, BUNU HAKEDİYORSUNUZ….

Bu Haberi Sosyal Medya'da Paylaşın
Facebook
Instagram
Twitter
Bülten Üyeliği