MERHABA DEMEK Kİ OLUYORMUŞ..!

Her şey Gönen Ziraat Odası ile TEMA Vakfı Temsilciliğinin Gönen Çayı’nda yaşanan kirliliğin son bulması için başlattıkları imza kampanyası ile başladı ve kısa sürede ilk parti de vatandaşlardan beş bin imza toplandı.

Bu, Gönen Çayı’nda yaşanan kirlilik ile ilgili ilk imza kampanyası da değildi. Geçmiş yıllarda da kimi sivil toplum kuruluşları tarafından imza kampanyaları gerçekleştirilmiş, binlerce imza toplanmıştı ama bu sefer Gönen Ziraat Odası ile TEMA Vakfı temsilciliğinin başlattığı imza kampanyasının sonuçları farklı oldu. İmza kampanyası dalga dalga tüm ilçeyi içine aldı, katlandı, büyüdü, genişledi ve başta iktidar ve muhalefet milletvekilleri olmak üzere ilçedeki tüm siyasal partileri, sivil toplum örgütlerini harekete geçirerek, bir anlamda uyuyan devi silkeleyip, uyandırdı.

Bir anlamda toplumsal açıdan nicelik niteliğe dönüşme sürecine girdi. Öyle ki, Gönen adına açılmış sosyal medya hesaplarında  vatandaşların Gönen Çayı ile ilgili paylaşımları,yaşanan kirliliğin önlenmesi yönünde farklı görüş ve önerilerin  dile getirilmesini, tartışılmasını beraberinde getirdi.

Kuşkusuz bu gelişmelerde ve büyüyen, genişleyen doğa ve insan sağlığına yönelik tepkilerde, taleplerde Gönen’in ve bölgemizdeki bir avuç çevre aktivistinin büyük emeği ve rolü var.

Sonuçta ; Gönen, kenti, çevresi ve insanlarının bugünü ve geleceğiyle ilgili bir şeyi başardı ve hemen herkesi harekete geçirdi. İşte bu, Gönen’linin ülke ve Gönen sevdasının somut bir sonucu ve başarısıdır. Uyutulan ve uyuyan dev, bir kez harekete geçmeye görsün, bugüne kadar görüp de gözmezden gelenler, duyup da duymazdan gelenler, bilip de söylemeye dili varamayanlar, bir an da görüp, duyup, dillenip, Gönen ve Gönen Çayı ile ilgili adeta bir bülbül gibi şakımaya başladılar.

Mübarek Kurban Bayramı’nda Gönen  iktidarı ve muhalefeti ile etkin ve aktif iki milletvekilini, Yavuz Subaşı ve Ahmet Akın’ı, belediye başkanı İbrahim Palaz’ı da yerinden kaldırıp, siyasi parti başkanları ile birlikte siyaset üstü bir anlayışla Gönen Çayı  kıyısına taşıdı. Balıkesir ve Güney Marmara’da Gönen böylece siyasi açıdan bir ilki başarmanın gurunu ve onurunu yaşadı.

Bir anlamda Gönen’in ekmeğini yemiş, suyunu içmiş, havasını solumuş farklı siyasal anlayışlara sahip insanları,  konu ve sorun Gönen ve Gönen Çayı olduğunda, Gönen halkının derdi ile dertlenip, kolları sıvamak zorunda kaldı. Bir türlü işletilemeyen ve pas ve yosun tutmuş kamusal çarklar işlemeye, bürokratlar adım adım harekete geçmeye başladı.

Kuşkusuz,bu Gönen Çayı ile ilgili yaşanan yıllanmış dertlerin bitmesi,son bulması anlamını taşımıyor.Tam tersi,Gönen Çayı için hemen her şey yeni başlıyor. Rehavete kapılmadan, boş sözlere kanmadan,aldatılmadan Gönen Çayı ile ilgili alınacak tüm kararlar, atılacak tüm adımlar sıkı sıkıya takip edilip, Gönen neticeye koşmalı. Gönen Çayı ile ilgili bin  bir türlü emekle yaratılmış bu enerji, bu toplumsal hassasiyetin heba olmasına asla izin verilmemeli. Herkes üzerine düşeni yapmalı.

Bitti mi,bitecek mi,HAYIR…!

Gönen, yıllardır sahip olduğu jeotermal enerji ve su kaynakları ile Kaplıcalar nezdinde oynanan oyuna da yüzünü dönüp, sahip olduğu doğal zenginliğe, işine ve aşına da sahip çıkmalı. Afilli salonlarda ve toplantılarla Gönen’in dününü, bugününü ve geleceğini istismar edenlere de ‘DUR’ diyerek,jeo termal enerji ve su kaynaklarının ilçenin ve insanlarının yararına kullanmasının önündeki tüm mazeretleri, engelleri kaldırıp, bir kenara atmalı. Bir anlamda Gönen, on yıllardır gelişip, kalkınmasına ket vuran zincirlerini kırabilmeli.

Gönen GÜRSES gazetesi, bu sürecin yorulmaz bir SESİ ve  sizlerin sesi  olmaya da devam edecek. Sesinize, sahip çıkın..!

Esen kalın..

Bu Haberi Sosyal Medya'da Paylaşın
Facebook
Instagram
Twitter
Bülten Üyeliği