MERHABA (KİRLİLİK VE KİRLETENLER BİLİNMİYOR MU?)

Güney Marmara ve Gönen’de yılların sorunlarının başında Gönen Çayı’nda yaşanan kirlilik ve neden olduğu çevre ve insan sağlığı ile ilgili sorunlar, sıkıntılar gelir.

Çoğumuz,önümüzden tüm kirliliği ile akıp giden, bu değirmenin suyu nereden geliyor, diyerek merak bile etmeyiz. Bir anlamda, ‘Su akar Türk bakar’ deyişine uygun olarak, aslında hepimizin yaşamına varlığı ile can katan Kaz Dağları’nın doruklarından doğup, kilometrelerce yol katedip, Misakça da Marmara ile kucaklaşan Gönen Çayı’nın yıllanmış kadersizliğinekadersizliğimizle ortağıdır.

Ama ne ortaklık..

*****

Türkiye’nin Sulak Alanları kapsamında Gönen Çayı ile ilgili Balıkesir’de yapılmış çalışmaya göre; Kazdağları’nın kuzey eteklerinden doğan Gönen Çayı, Kalkım ve Pazarköy çevresindeki küçük dereleri bünyesine aldıktan sonra büyür ve güneybatı – kuzeydoğu doğrultusunda dar boğazlardan geçerek Gönen Ovası’na oradan da Ayvalıdere boğazından geçererekTahirovasına ulaşır ve Misakça’nın batısından Marmara Denizi’ne dökülür.

Yine aynı çalışmaya göre; Gönen Çayı Deltası su kalitesi, 2012 yılında yapılan analiz sonuçlarına göre; Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği Kıta İçi Yerüstü Su Kaynaklarının Sınıflarına Göre Kalite Kriterleri açısından 4. Sınıf kapsamında değerlendirilmekte.

Yani Gönen Ziraat Odası Başkanı Özkurt’un dikkat çektiği gibi,  yıllardır  Gönen Çayı ile ilgili devletin ve ilgili hükümetlerin, bakanlıkların, müdürlüklerin, akademik dünyanın yabancısı olduğu  ve bilmedikleri bir konu değil, Gönen Çayı’nda yaşanan kirlilik ve rezalet..!

Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği Kıta İçi Yerüstü Su Kaynaklarının Sınıflarına Göre Kalite Kriterleri açısından 4.sınıf, ne demek biliyor musunuz?

Yerüstü Su Kalitesi Yönetimi Yönetmeliği’ ne göre; 1. Sınıf- Yüksek kaliteli su, 2. Sınıf – Az kirlenmiş su, 3.Sınıf – Kirlenmiş su, 4. Sınıf – Çok kirlenmiş su, olarak kabul ediliyor.

Yine 2012 yılında Gönen Çayı Deltası Biyolojik Çeşitlilik Araştırma Projesi kapsamında yapılan arazi çalışmalarında, Gönen Çayı’nda yaşanan aşırı kirlilik ve oksijen azlığı nedeniyle, Levrek, Dere Pisisi, Yılan balığı, Gördek Balığı gibi birçok balık türünün neslinin yok olduğu belirtilmekte.

Sevgili  Özkurt’un ya da Gönen’lilerin konu Gönen Çayı olduğunda ‘artık, ‘yeter’demelerinin nedenini anlamak güç mü!?

Ya da Gönen Çayı’nda her kirlilik konusu açıldığında tabakhaneleri ve dericileri hedef göstermek, ne kadar gerçekçi ve doğru? Diğer kirletici unsurları görmezden mi geleceğiz?Ya da kendimizi sütten çıkmış ak kaşık olarak kabul edip, Gönen Çayı’nda yaşanan kirlilikte kendi paylarımızı  ‘es’ mi geçeceğiz?

Hiç kendimizi kandırmayalım ve ‘bir imza da benden’diyerek bugünlerimize ve geleceğimize sahip çıkalım. Kendi tesislerinden atığını Gönen Çayı’na boca edip de, büyük bir pişkinlikle, cambaza bak cambaza, diyenleri de, arıtma tesislerini yapmaya ya da adam gibi kullanmaya, ilgili kuruluşları da denetimlerini yapmaya davet edelim.

Esen kalın..

Bu Haberi Sosyal Medya'da Paylaşın
Facebook
Instagram
Twitter
Bülten Üyeliği