MERHABA (TÜRKİYE İÇİN VİZYON 2023 NE DEMEK?)

TÜRKİYE İÇİN VİZYON 2023 NE DEMEK?

 

Cumhuriyet Türkiyesi’nin kuruluşu ile birlikte  devleti ve iktidarı yönetenlerin, siyasi liderlerin   ülkenin ve milletin önüne hedef koyma, ileriye dönük ortaya konmuş amaç ve hedeflere ulaşılabilmesi için ekonomik-politikalar geliştirilmesi olayı tarihsel ve toplumsal olarak öncelikle Mustafa Kemal Atatürk Türkiyesi’nde yaşandı.

Mustafa Kemal’in vefatı sonrası  planlı kalkınma dönemleri, devlet ve toplum nezdinde motivasyon politikaları, stratejik amaçlar ve hedeflerin belirlenmesi  tabii ki, kamu yönetimi , temsilcileri ve siyasi liderler ve iktidarlar tarafından hep kamuoyunun gündemine hep taşındı. Ancak, bu konuda  özellikle çok partili yaşama geçiş sonrası süreç de ABD ile imzalanmış ikili antlaşmalarla ülkenin yeniden  bir yeni sömürge konumuna  itilişi, NATO ve benzeri ekonomik, siyasi ve askeri paktlar içinde yer almasıyla ülkenin ve toplumun başına gelenler, yaşananlar ortada.Bir anlamda Türkiye Cumhuriyeti ve milleti,yaşamının her alanında amaç ve hedefsizliğe sürüklenip,bir anlamda devlet ve millet nezdinde  ulusal öz güvenini yitirip, geleceğe kaygı ve endişe ile yaklaşan bir ülke ve toplum oldu.

’Bu ülkeden, bu devletten, bizi yönetenlerden, bu siyasi liderlerden, bunların partisinden hiçbir cacık olmaz” düşüncesi zaman içinde “Türk insanından hiçbir şey olmaz” anlayışına ve daha da olumsuzu “Bunlara bu topraklar bile fazla.. Kim demiş Türkiye Türklerindir” gibi bir anlamda gaflet ve delaleti içeren anlayışlar ile ihanetin kışkırtılıp, beslendiği süreçlere dönüştü.Ülkede etnik,mezhepsel ayrımlar derinleştirilirken ‘izm’ler çerçevesinden sağcı-solcu,laik-anti laik,cumhuriyetçi-şeriatçı,türk-kürt, alevi-sünni ayrışmaları ve çatışmaları ile kardeş kavgaları körüklendi.

10 Ekim 2018 yılında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AK Parti kongresinde dile getirerek, formüle ettiği “Türkiye Hazır Hedef 2023” vizyonu, Cumhuriyet’in 100.yılında Türkiye’nin ekonomik-politikada ve dış politikada gözeteceği ve gerçekleştirmeyi öngörüp, amaçladığı  hedefleri içeriyordu.

Türkiye’deki diğer partilerin 4 yıllık ifadeler kullanırken AK Parti’nin 12 yıllık hedef koyduğunu belirten Erdoğan, konuşmasında ”Cumhuriyetimizin 100 kuruluş yıl dönümünde farklı bir Türkiye düşlüyoruz. İşte proje inşallah seçim kampanyasıyla birlikte açıklanacak. 12 yılda neler hedefliyoruz, ilk 4 yılda, ikinci 4 yılda ve üçüncü 4 yılda neler yapacağız ve 2023’te nereye geleceğiz.” diyordu.

Buna göre; 2002’de göreve geldiklerindeTürkiye’nin milli gelirinin 230 milyar dolar olduğunu, bunu 2008’de 742 milyar dolara, 2010 yılında ise küresel finans krizine rağmen 730 milyar doları ulaştırdıklarını belirten Erdoğan, 2023’te ise Türkiye’nin  milli gelirini 2 trilyon dolar seviyesinde görmek istediklerini vurguluyordu.

O güne kadar ülkede her partinin ve liderin, iktidara geldiği gündün itibaren ne zaman gümbürdeyip, gideceğini görmüş olan vatandaş, on yıllar sonra 2023 vizyonu ile 2023 yılında 82 milyonla kişi başına düşen milli gelirin 25 bin dolar olmasını öngördüklerini belirterek,2023’te  ihracatın 500 milyar dolara, dış ticaret hacminin ise 1 trilyon dolara ulaşmış olacağını söylüyordu.

Cumhurbaşkanı ve Ak Parti lideri Erdoğan’ın dile getirdiği 2023 vizyonunda öngördüğü hedefler özetle şunlardı:

1- Partilerin kapatılmasının tamamen kaldırılması.

2- Parti kurulmasında kısıtlayıcı ve yasaklayıcı hükümler kaldırılacaktır.

3- Partilerde tek tipleştirici hükümlerin kaldırılması.

4- Parti kapatmalarına son verilmesi.

5- Partiye değil gerçek kişilere ceza verilmesi.

6-Siyasete katılmanın önündeki tüm engellerin kaldırılması.

7- Seçimlerle ilgili mevzuaatıntopyekün gözden geçirilmesi.

8- Temsilde adaletin sağlanması için tedbirler alınması.

9- YSK’nın yeniden yapılandırılması.

10- Başkanlık, yarı başkanlık ve partili cumhurbaşkanı meselelerinin tartışılması.

11- Şartlarne olursa olsun mutlaka yeni bir Anayasa’nın ülkeye kazandırılması.

12- Dokunulmazlık meselesinin yeni anayasa çerçevesinde evrensel kriterlere göre yeniden düzenlenmesi.

13-Yargının hızlandırılması, il yargılanma ve demokratikleşme bağlamında 4. Yargı Paketi’nin kanunlaştırılması.

14- Nefret suçu le ilgili düzenleme yapılması.

15- Yurt dışı teşkilatlarımıza adli müşavir atanması.

16- İhtisas mahkemelerinin sayı ve çeşidinin artırılması.

17- Yargılamada etkinlik ve şeffaflığı sağlamak için sesli ve görüntülü bilişim sisteminin hayata geçirilmesi.

18- Hafif suçlarda mahpusluğun istisnai hale getirilmesi.

19- Yargıtay ve Danıştay’ın iş yükünü azaltarak bu kurumların içtihat mahkemelerine dönüştürülmesi

20- Mahkûm veya tutukluların eşleriyle biraraya gelmeleri.

21- Anadilde savunmanın sorun olmaktan çıkarılması

22- Anadilde kamu hizmetlerine erişim.

23- Bağımsız kolluk denetim merkezinin kurulması.

24-Kişisel verilerin korunmasına yönelik yasal düzenleme yapılması.

 

Bu Haberi Sosyal Medya'da Paylaşın
Facebook
Instagram
Twitter
Bülten Üyeliği