SİZDEN GELENLER

ÖLÜM ACISI İLE BAŞETME ,

EŞİMİ İKİ SENE  ÖNCE KAYBETTİM,

Gonca Abla,

Ben iki sene önce, 10 senedir evli olduğum eşimi trafik kazasında kaybettim. İş için yola çıktı ve bir saat sonra ölüm haberi geldi. Eşimi kaybettiğim sabah, kavga etmiştik, ağzıma geleni söylemiştim, o da bana bağırıp çağırmıştı. Şimdi düşünüyorum da ne gereksiz bir davranıştı, sebebini şu an bile hatırlamadığım bir konu yüzünden birbirimizi kırdık. Oysa biz birbirimizi seviyorduk. Her evde olur arada sırada tartışıyorduk tabi. Ama şu anki aklım olsa hiç ama hiç eşimle tartışmazdım. İki senedir O gün tartışmasaydık siniri bozulmasaydı acaba kaza yapar mıydı diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Hem eşimi özlüyor, hemde vicdan azabı çekiyorum. Bir oğlumuz vardı, o da babasız kaldı. Hayata tutunması onun içinde zor olacak, ne ben ne oğlum eşimi kaybettiğimizi kabul etmekte zorlanıyoruz. Eşimi hatırlatan herşey canımı çok yakıyor en çok ta oğlumuz, oğluma her bakışımda babasından izler arıyorum.

Eşimin ailesiyle görüşmekte zorlanıyorum, onlar la  bir araya geldiğim de vicdan azabım daha da artıyor. Eşimin ailesi de torunlarını görmek istiyorlar. Elimde olmadan engel olmaya çalışıyorum.

Hayat benim için büyük bir yük haline geldi…

Oğlum için ayakta durmaya çalışıyorum. Tek başına bir çocuk yetiştirmek zor. Yada ben zorlanıyorum, bilemiyorum. Eşimi kaybettikten sonra daha iyi anladım hayatımızdaki önemini…Hiç aklıma gelmemişti eşimin ölümü, hasta değildi, gençti, dinamikti, ama bir gün sonra mezarının başında düşünmediğim bir gerçek ile karşı karşıyaydım. Eşim artık hayatımda yoktu, sonsuza değin gitmişti…Çok çaresizdim. Sonra çaresizlik hissim daha da büyüdü. İlk günler şok içinde geçiyor, bir bulut kaplıyor hayatınızı, sonra o bulut açılıyor, gerçek bütün açıklığıyla görünüyor.

Gonca Abla

Ben hayata nasıl tutunacağım….

DEĞERLİ TAKİPÇİM,

Acına bütün kalbimle katılıyorum. Hayatınızdaki önemli birini kaybetmek yaşamdaki en yıpratıcı olaylardan biridir. Üzüntü, öfke, huzursuzluk, suçluluk, özlem, umutsuzluk, uykusuzluk, hayattan kopma, aşırı tepki verme, duygularını bastıramama, aşırı eğlenme eğilimi, ölüm düşüncesi, iştah bozulması, fiziksel, ruhsal rahatsızlıklar bunlardan bazılarıdır.

Yas tutma doğal bir süreçtir, ama bu yas süreci hayatınızın tümünü kaplamamalıdır. Ölüm her doğan canlının tadacağı bir duygudur. Biz de ölümü yaşayacağız tabi, bunu unutmayın…

Yası etkileyen unsurlarda vardır tabi, ölüm yaşı, ölüm şekli, ölüm süresi, kişinin toplumdaki, ailedeki yeri, inançlar, ölen kişiyle var olan ilişkiler yas süresini etkiler…

Sevgili okurum şu an ölümle ilgili yaşadıkların yas sürecinin kademeleridir aslında

-Uyuşma hali ve şok dönemi

-ayrılık hissinin tam algılanması

-düzenin bozulmasına doğal tepki süreci

-Toparlanmaya başlama süreci

Toparlanma süreci herkese kadar her yas tutana göre değişir.

Yas sürecinde size yardımcı olacak kişiler önemlidir. Yalnız kalınmamaya çalışılmalı, kaybı konuşmaktan sıkılmayın, konuşmak sizi rahatlatacak, gerçeği kabul etmenizi sağlayacaktır. İçinize atmak, sorunları çözmez.

Yas süreci 3 ile 4 aydan sonra azalması , bir sene içinde yeni hayatımıza adapte olmamız lazım. Siz bu süreci biraz aşmışsınız. Kendinizi toparlamakta zorluk çekiyorsanız, uzman desteği almanız şart. Ölüm doğal bir süreçtir. Zamansız ölüme alışmak zordur. İşte bu yüzden, birlikte olduğunuz, sevdiğiniz her kişiyi her an kaybedecek gibi yaşamakta fayda var, kayıptan sonra vicdan azabı çekmek ne sevdiğinizi geri getirir ne de sizi mutlu eder. Hayatı kırmadan yaşayın ki ölüm bile sizi incitemesin.

Siz eşiniz ile tartışmışsınız, eşiniz ölmüş…Unutamıyor, acı çekiyorsunuz, aslında, ani kayıplarda geri de kalanların hepsi sizin gibi muhasebe yapmaktadırlar. İşte önemli olan bu muhasebeden vicdanımız rahat çıkmaktır. Bu size ders olsun, hiç bir kalbi kırmadan yaşayın, ancak bu sizin vicdan azabınızı azaltır.

Bu günden itibaren günlük tutup, yazın lütfen. Neler yaşadınız, şu an ne duygudasınız belirleyin

Ölüm ve kayıp üzerine kitap okuyun

Dini bilgilerinizi güçlendirin

En kısa sürede sizi oyalayacak bir hobi, meslek, iş geliştirin

Uzmandan destek alın

Evladınız ile dışarda zaman geçirin, birlikte ders çalışın, zaman zaman babasını oğlunuza anlatın, babası örnek model olmaya devam etsin.

Oğlunuza sorumluluklar verin.

Allah Sabır ve Kolaylık Versin, hem sizin, hem oğlunuzun hayat sınavı da buymuş…Dersinizi alıp, hayata devam edin.

Bu Haberi Sosyal Medya'da Paylaşın
Facebook
Instagram
Twitter
Bülten Üyeliği