TÜRKİYE NİN BİTMEYEN ÇİLESİ TERÖR

Türkiye tarihi Büyük Önder Atatürk ün ölümünden sonra, yavaş yavaş terör ile tanıştı. Taze TÜRKİYE CUMHURİYET i dış odaklar tarafından, içten yıkılması için, çalışmalara başlandılar. İkinci dünya savaşı sırasında kendi derdine düşen, Dünya bir süre Türkiye yi rahat bıraktı. İkinci dünya savaşı sonunda, eski planlar yine açıldı. Dünya artık Türkiye ile savaşmaya korkuyordu, ölü adam denilen Osmanlı dan büyük bir Cumhuriyet ve halk ruhu çıkmıştı.

1960 ihtilali dünya düzeninin üzerimizde neler yapabileceğini bize gösterdi. Akıllara durgunluk veren olaylar, yargılamalar ile hem dünyaya hemde kendi tarihimize rezil olacağımız bir gelişim yaşadı. Kendi şeçtiğimiz liderleri astık. Bundan sonra Türkiye Cumhuriyetine gelecek olan her lider, bu kötü anı ile yaşayacaklardı. Bu katliam dış odaklı kaynaklanıp, yurt odaklı gelişmiştir. Gözdağı büyüktür, bu oyunda rol alanlar ne yazık ki daha sonra Türkiye Cumhuriyetinin yönetiminde yer almışlardır.

İlerleyen dönemlerde 70 yılı ihtilalleri, onu takip eden yıllarda 80 yılların kabusu olan şehir terörü, sağ, sol çatışmaları, 70 li yıılarda asılan gençecik bedenler, 80 li yıllarda işkence gören taze fidanlar tam bitiyor derken, 90 lı yıllar ABDULLAH ÖCALAN ve bugünlere gelecek olan terör mücadelemiz.

Ne yazık ki bunca senedir yok olmadı, kimi zaman azaldı, kimi zaman arttı, toplu katliamlar yaşandı, binlerce genç öldü, öldürüldü, şehitlerin sayısı binlerce oldu.

Neden bu terör bitmiyor derken  bu defa da  Gülen ile tanıştık. Gülen nin Türkiye ye neler yaptığını kısa dönemde canlı yaşadık.

Türkiye nin dört bir tarafı düşman, dört bir tarafı karmaşa…Buna birde içte ve dışta terör eklenince sorunlar daha da artmaktadır.

Suriye ve suriye den ülkemize gelen Suriye nüfusu büyük bir problemdir. Bu problem hem onlar için hemde bizim için çözümü şart hale gelmiştir. Türkiye ile Suriye arasında oluşturulacak tampon bölge, bölge sulhu içinde önemlidir.

İki gün önce başlayan BARIŞ PINARI HAREKATI Suriye nin kuzeyinde PKK/YPK VE DEAŞ terör örgütlerine karşı başlatılan, Fırat ın doğusunda Suriye nin içine doğru güney sınırımızda oluşturulmaya çalışılan terör koridorunun yok edilmesidir.

Bu gerçek bir beka sorunudur. Artık teröre dur demenin zamanı geldi de çoktan geçti. Bir gerçek varki bu mücadele uzun süreli bir mücadeledir. Bir hafta on günde bitmesi imkansızdır. Başarı mutlaka sağlanacaktır. Bundan hiç şüphemiz yoktur. Tek yürek olma zamanımız.

Herzaman olduğu gibi yalnızız, karşımızda sözüne güvenilmeyen dünya liderleri var. Ne dedikleri belli olmayan, ne yapacakları belirsiz, güvenilmez, çift taraflı oynayan, terörü destekleyen, Suriye den pay almaya çalışan bir oluşumla karşı karşıyayız.

Güçlü olmak zorundayız, gelinen bu noktada silah, tank fabrikalarına ihtiyacımız daha çoktur. Dışa bağımlı Savunma Sanayi, savaşırken elimizi kolumuzu bağlayıp, bizi dışa bağımlı hale getiriyor.

Savaşlar eskisi gibi değil, karşı karşıya, yürek yüreğe değil, kimyasal silahlar, ışın silahları, bombalar, uçaklar, uçak savarlar, nükleer silahlar, yeni teknoloji ürünü silahlar la ülke nüfus sayınızın önemi yok. Artık her konuda olduğu gibi başarı için teknoloji, buluş, seri üretim şart.

Bu konuda mutlaka daha hızlı gelişmeliyiz, Hindistan  izlenilebilir bir örnektir. Ben kişisel olarak Hindistan daki teknoloji gelişimiyle yakından ilgilenmekteyim.

Savaş teknolojisi büyük yatırımlar gerektirir, ekonomi olarak güçlü olmak şarttır. Oysa biz yıllardır, terör, kötü yönetim, gereksiz harcamalar,tarikatlar, para kontrolü olmadan idare edilmek gibi nedenlerle her geçen gün fakirleşiyoruz.

Buluş, sanayi, üretim hızla düşerken, yatırım, işsizlik, geçim sıkıntısı hızla artıyor. Bir de bunlara deprem korkusu da eklenince duygusal olarak zorlanıyoruz.

Şu an yaşadığımız dönem her bakımdan zor bir dönem, ALLAHIN İZNİYLE BAŞARACAĞIZ, tabi…

Sınırdaki, Sınır dışındaki bütün askerlerimize ALLAH GÜÇ, BAŞARI VERSİN, DUALARIMIZLA KALINIZ MEHMETÇİKLERİMİZ

Bu Haberi Sosyal Medya'da Paylaşın
Facebook
Instagram
Twitter
Bülten Üyeliği