Tuzakçı’da “Gül Yetiştiren Adam”

Alişan Hayırlı – GÖNEN ANILARI

Adı Alirıza Eraslan… Emekli olmuş, üç çocuğunu da evermiş, dünyayla olan bağlantısını kesmiş ve kendine bir hobi bahçesi yapmış… Şimdi evinin önündeki bahçesinde organik çiçek, sebze ve meyve yetiştiriyor.

Sanki cennetten bir bahçe gibi… Ne ararsanız var. Yüzlerce çeşit çiçek, meyve ve sebze… Kendini o kadar adamış ki hobi bahçesine, yetiştirdiği çiçek ve meyve fidelerini ücretsiz olarak (hatta kargo parasını da kendisi ödeyerek) ekilmek üzere bir çok şehre ve yere gönderiyor.

Öyle bir “Gül yetiştiren adam” işte …

Tuzakçılı Alirıza Eraslan dayımızı görünce birden aklıma Rasim Özdenören’in “Gül Yetiştiren Adam” adlı romanı geldi.

Doğu Batı ikileminde kalan insanların hayat öyküsünü işleyen Gül Yetiştiren Adam, hayat karşısında çaresiz kalan bir adamın hikayesini anlatmaktadır. Roman kahramanı topluma  küsüp kendini eve atmış ve gül yetiştirmeye başlamıştır.

Tuzakçılı Alirıza Amca’mızın topluma ya da birisine küsüp küsmediğini bilmiyorum ama o da kendini evine, bahçesine ve çiçeklerine adamış… Çiçekleriyle oturup kalkıyor, sohbet ediyor, seviyor ve onlarla nefes alıp veriyor. Tabi dostları da eksik olmuyor bahçesinden… Her gelene bir saksıda çiçek hediye ediyor, bahçesinde ürettiği organik meyve ve bitkilerden yaptığı şerbet ve turşu suyu ikram ediyor.

Bizim de nabisimiz varmış… Önce organik karpuz ikram etti sonra ahlat turşusu ve mor reyhan şurubu… Hepsi organik, bir damla dahi ilaç atmamış… Gönderirken de bizi bana saksıda nar çiçeği hediye etti.

Her zaman beklerim diyor Alirıza dayımız, gözü gönlü geniş… Bahçemdeki çiçekler dostlarımla paylaştığım sürece büyür, diyor… Gül yetiştiren adamın bahçesinde çiçekler açarken gönlünde de sevgi çiçekleri açarmış… Bahçesi gibi kendisi de tam organik… Çiçeğine beslediği sevgiyi dostlarından da esirgemiyor.

İşte güzellik de burada… Paylaşmak, dostlarıyla muhabbet kurmak, ikram etmek ve sevmek…

Ne güzelsin Alirıza amca, ne tatlı bir adamsın… Ellerin çiçek büyütürken, yüreğinde insan sevgisi besliyorsun.

Ne mutlu ki, yeryüzünde Alirıza amca gibi yıldızlar var. Yoksa gecelerimiz kapkaranlık olurdu.

Bu Haberi Sosyal Medya'da Paylaşın
Facebook
Instagram
Twitter
Bülten Üyeliği