VİRA VİRA

SÜRDÜRÜLEBİLİR DENİZ AVCILIĞI

Deniz av mevsimi törenlerle başladı…Rast gele,

Aslında, biz gelecek nesillere bol bereketli denizler bırakmak zorundayız. Bu evlatlarımıza en büyük borcumuz. Sadece anı düşünerek avlanır isek, denizlerimiz yok olacak. Son on yılda, yüzde kırk oranında denizlerimizdeki balıklar, hem tür, hem miktar olarak azaldılar.

Kefal, levrek, çipura,dil, bakalorya,barbunya miktarında büyük düşüşler var iken, kalkan neredeyse yok olma tehlikesi ile karşı karşıya…

En çok avlanan, hamsi, istavrit, sardalya da ise dramatik azalmalar söz konusu..

Özellikle dip tarayarak avlanma yöntemi, dip balıklarına büyük zarar verdi, veriyor…

Neden biz bu denli bilinçsiz bir toplumuz merak içindeyim.

Herşeyi görüp önlem almıyoruz. Bebek balık avlamak yasak ama tezgahlarda bolca mevcut. Yasalar var, uygulama zayıf…Aslında bu işler kanun la olmaz vicdan ile olur, bebek balığı yakalayıp, tezgaha sunan sistem, kendi kendini yok etmeye mahkum sistemdir.

Gürcistana kaçan balıklarımız, gürcü sularında büyüyüp, dünya tezgahlarına taşınıyor. Bir çok balık bir yaşından sonra yumurta bırakır, kalkan 3 yaşından sonra yumurtlar, siz 3 yaşına kadar olan kalkanları yakalarsanız, av mevsimi önemli değil, neslini kurutursunuz.

Bir problemde ısınan denizler, dünya denizleri son 10 yılda 2,7 derece arttı. Bu da balıkların yumurtlama takvimini değiştirdi. Birçok balık yılda iki defa yavrular…Eylül ayı sular daha soğumadığından, yumurtlama devam etmektedir. Birçok dünya ülkesinde olduğu gibi bizimde av mevsimini, Ekim, Kasım aylarına çekmemiz lazımdır. Ayrıca av sezonu daha da kısalmaktadır. Sular nisan sonu gibi ısınmış olmaktadır. Bu takvime acil olarak geçilmesi şarttır.

Deniz anaları, balon balıkları vs. Büyük problem yaratmakta, balık neslini ciddi olarak tehdit etmektedir.

Deniz kirliği baş edilmesi gereken en önemli problemlerden biridir. Özellikle petrol alt türevlerinden üretilen poşet, pet şişe vs. Deniz tabanında birikmekte, balık soyunu tehdit etmektedir.

Durum o denli vahim ki, Karadeniz de 59 balık türünün nesli tamamen bitmiştir.

Mersin morinası, Köpek balığı soyu da hızla tükenmektedir. Köpek balığı denizlerin en dirençli canlılarından dır. Köpekbalığı yok olmaya başlar ise o deniz yok olur, unutmayın.

Kontrolsüz, bilinçsiz aşırı avlanma da sorunlarımızdan biridir. Talep, arz dengesi malesef denizcilik sisteminde pek kullanılmıyor.

Büyük ağlar ile yunus dahil birçok balığın yakalanmasına neden olup, yan avlarında ,soylarını tehdit edimektedir.

 

Tarama aletleri, trol, gırgır tekneleri, sonar ve çeşitli cihazlar ile yapılan kontrolsüz av, teknelerinin artışı da büyük problem teşkil etmektedir.

Denizlerimizdeki canlılar yok olursa, dünya dengeleri bozulur. Bir neslin yok olması bile, diğer türleri tehdit eder.

Aslında çok model arayışına gerek yok. Norveç balıkçılık sistemi örnek alınabilir. Deniz sularında bol miktarda petrol, doğal gaz olan Norveç, denizdeki hayvanlara, deniz florasına, deniz canlılarına zarar verir düşüncesiyle, petrol ve doğal gaz çıkarmaz.

Bizim denizlerimizdeki kadar balık türüde yoktur. Ama gayri safi milli hasılasının büyük bölümünü denizcilikten kazanır. Ve dünyanın en refah ülkelerinden biridir.

EE..DARISI BAŞIMIZA DİYELİM.

Bu Haberi Sosyal Medya'da Paylaşın
Facebook
Instagram
Twitter
Bülten Üyeliği