“BAŞARILI İNSANLARI ALKIŞLAMAK İYİ BİR GELECEK İÇİN İLK ADIMDIR”

Yaklaşık 50 yıl önce eğitim amaçlı gittiğim ABD’de konuyla bağlantılı ilginç bir anımı  bugün sizlerle paylaşmak istiyorum. Benim dışında tamamının ABD’li olduğu bir sınıfta eğitim görüyordum. Şimdi devam ediyor mu bilemem ama o tarihlerde her ay sonu alınan notlara göre sınıfın en başarılı öğrencisinin ismi sınıfta okunur ve birinci olan  öğrencide herkes tarafından alkışlanır, tebrik edilirdi.

Bende eğitimin başladığı ilk iki ay içinde sıkı bir çalışma ile üst üste iki kez sınıfta başarılı öğrenci seçilmiştim. İsmim okununca da önce şaşırmış sonra çok mutlu olmuştum bu başarımdan dolayı.

Sonra yavaş yavaş ABD’ye alışmaya başlayınca, sınıf arkadaşlıkları ilerleyince çalışma tempomun da düştüğünü, notlarımın düşmeye başladığını söylemem lazım. Ve Kasım ayı sonunda topladığım puanlar sonucu sınıftaki başarım da gerilemişti. Sınıfta yeni birinci için bir alkış kopunca bayağı üzüldüğümü çok iyi hatırlıyorum. İzin isteyerek çay molasına çıktım ve bir daha ders süresince sınıfa da geri dönmemiştim. Daha sonra yanıma gelen bir sınıf arkadaşım neden sınıfa geri gelmediğimi sorunca bende bütün sınıf yeni birinci Jack’i alkışlayınca üzüldüğümü ve de sınıfı terk ettiğimi söyledim.

Amerikalı arkadaşım bir anda şaşırdı ve unutma sen birinci olduğunda seni de alkışlamıştık, başarılar her zaman alkışlanmalı, bunu biz böyle biliyoruz dedi arkadaşım. Sınıfa geri döndüğümüzde öğretmenimiz de bu konu üzerinde biraz konuştu ve bana dönerek, unutma Göçmen, “BAŞARILI İNSANLARI ALKIŞLAMAK İYİ BİR GELECEK İÇİN İLK ADIMDIR” iyi hatırlıyorum. Gerçekten de başarılı insanları alkışlamak, kişilerin moral ve motivasyonu yükselterek yeni başarılar için onlara ilave güç olurken  bundan da hem kişiler hem toplum ve hem de devletin kazanabileceğini düşünüyorum.

Sonuç da eğitim sonu ülkeme döndüğümde yaşadım bu anıyı hep hatırlarım ve de hala hatırlamaya devam ediyorum. Yaklaşık 20 yıl boyunca bu çok önemli olduğunu düşündüğüm konu hakkında sık sık olmasa da epey paylaşımlar yaptım ve şimdi olduğum gibi yapmaya da devam ediyorum.

Milyonlarca insanın bir arada yaşadığı günümüzde sıradanlıktan çağdaşlığa koşar adımlarla bir yürüyüşten söz ediyorsak eğer siyaset, ekonomi, spor, kültür ve sanat, çevre ve doğa gibi güncel yaşamın olduğu her türlü sosyal alanda başarılı insanların toplum önünde takdim ve takdir edilmesi ile geriden gelecek nesillere, sende başarılı olursan seninde adın yükseklere taşınır gibi iyi örneklerin verilemesi düşüncesindeyim. Özellikle daha eğitimin ilk başlangıç yıllarında böylesi teşvik ve yönlendirmelerle kıskançlık ve çekememezlik gibi modern çağa uygun düşmeyen davranışlardan uzaklaşarak sıradanlığın aşılabileceğine inanıyorum.

Geçenlerde okuduğum bir makalede de kıskançlık ve çekememezliğin devamlılığı halinde vücuda devamlı olarak bir olumsuzluk pompalanabileceğini, takdir etme duygusunun ise tam tersi insan da psikolojik bir rahatlık verebileceği anlatılmakta.

Bu arada uzmanlar, bir toplumun çağdaşlığa taşınması noktasında etkili olabilecek sayısına bakıldığında bu da ancak o nüfusun % 10’na varan bir küçük grubuyla gerçekleşebileceği ifade edilmekte. Dolayısıyla bir toplum içinde örneğin apartmanımızda, sokağımız da, okul yaşantısında, siyasi ve de sosyal dernek gibi grup çalışmalarında tanıyabildiğimiz başarılı vatandaşlarımızın kıymetini mutlaka bilmemiz gerekiyor. Örneğin çok okuyan, görevini her zaman iyi yapan, saygı ve hoşgörüyü her alanda gösterebilen, laf değil iş üretebilen, maddi ve manevi paylaşımdan yana olan, grup çalışmasına değer veren, liderlik vasfı gibi çağdaş bir toplum için gerekli kavramları üzerinde taşıyan vatandaşlarımızın yönetim kademelerinde yer alabilmelerini mutlaka savunalım ve de isteyelim artık.

Şunu da unutmayalım. Hiç kimse dört dörtlük değildir. Bundan amacımda ufak tefek nedenleri bahane ederek aramızdaki değerli ve başarılı insanları asla küstürmeyelim. Onların sadece bu günler için değil, torunlarımızın geleceğini de aydınlatabilecek insanlar olabileceğine inanarak hareket edelim .

Bu bağlamda bir küçük not daha. Dünyada hiçbir okul her şeyi bilen insan yetiştirmiyor. Dolayısıyla bizde her şeyi bileni değil sadece görevini iyi yapanlara dikkat edelim derim.

 

Bu Haberi Sosyal Medya'da Paylaşın