Edremit ve Aybüke öğretmen..

 

Türkçe kaynaklı bir isim olan Aybüke, en eski Türk toplumlarından bu yana kullanılmakta.. Kız çocuklarına verilen bu isim, ay ışığı gibi parlamak anlamına gelmekte.. Bu isim, eski dönemlerde Aybige şeklinde kullanılırken, sözcük zamanla değişime uğramış ve Aybüke şekline gelmiş.. Aybüke ismi, Türkler arasında kız çocuklarına verilen öncelikli isimlerden biri..

Yaşamının baharında bir öğretmen

1994 yılında Çorum Osmancık’ta dünyaya gelen kızına Aybüke ismi veren baba Sadık Yalçın, şöyle diyordu:

” Aybüke ismi bizim geleneğimizde, kültürümüzde olan bir isim. 1993 yılında Azerbaycan’da olan bir Ermeni saldırısında şehit edilen bir Azeri ailenin küçük kızının Aybüke ismi bizi etkilemişti. O zaman ‘Bir kızımız olursa adını Aybüke koyarız.’ demiştik. Bu nedenle koyduk. “

Liseyi Edremit Körfez Anadolu Lisesi’nde okuyan ve mezun olarak, Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi’nin Müzik Öğretmenliği Bölümü’nü bitirip, mezuniyeti sonrası 2016 yılında Batman’ın Kozluk ilçesine atanan  Aybüke’nin öğretmenlik mesleğini tercih etmesinde en önemli etkenin kendisi de öğretmen olan yengesi olduğunu belirten Baba Yalçın,” Onun gibi öğretmen olmak istedi. Allah uğraşlarını boşa çıkarmadı, o hevesle, o heyecanla Batman’ın Kozluk ilçesinde Çok Programlı Anadolu Lisesine tayini çıktı. ‘Bayrağın dalgalandığı her yer benim vatanımdır.’ deyip bu hizmete koştu. ‘Kızım istersen gitmeyebilirsin, bir sonraki atama dönemini bekle.’ dediğimde ‘Babacığım, bayrağın dalgalandığı her yer vatanımdır diyen ve, bize öğreten sensin, oradaki öğrencilerin, çocukların eğitimciye ihtiyacı yok mu?’ diye sordu bana. Ben de ‘O zaman hayırlı, uğurlu olsun hep beraber gidiyoruz.’ dedim. Oraya gittik ve güzel karşılandık. Çok ilgilendiler.” dedi.

22 yaşındaki Aybüke öğretmen, Batman-Kozluk Çok Programlı Anadolu Lisesi’nde müzik öğretmenliğine başladı. Arta kalan zamanlarında öğrencilere diğer derslerinde de yardımcı oluyordu.

Katledilen öğretmenlerimiz

2016-217 eğitim-öğretim döneminin son günleri ve 9 Haziran günü Aybüke öğretmen sınıfında öğrencilerine karnelerini dağıtarak, okuldan ayrılıp, evine doğru yola çıkıyor. Tam o sırada dönemin Belediye Başkanı Veysi Işık’ın aracına teröristlerce açılan ateş sırasında ağır yaralanarak, kaldırıldığı hastanede şehit oluyor.

7 aylık öğretmen Aybüke öğretmen,22 yaşında ABD ve NATO’nun lejyonistleri PKK katilleri tarafından katledilerek, şehit düşüyor. Bu, PKK’nın ilk öğretmen cinayeti değil. 1980’li yıllardan bugüne PKK, 100’den fazla öğretmenimizi katletti.. (Eşimin yeğeni  Mustafa Boz da  22 Şubat 1994 yılında Cizre’de katledilen bir öğretmendi ve Bandırma’da bir okula ismi verildi.)

Bir çok okurumuz, telefonla arayarak, öğrencisi olduğu liseye şehit düşmesi sonrası ismi verilen Edremit Anadolu Lisesi üzerinde son günlerde yaşanan tartışmalara dikkat çekerek, ‘bu konuya neden eğilip, yazmıyorsun’ sorusunu haklı olarak yönelttiler..

Vaka ne?

2021 yılı Ocak ayının son günlerinde, Balıkesir’in Edremit İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün girişimleri, Edremit Kaymakamlığı’nın destekleri ve Balıkesir Valiliği’nin onayıyla Edremit’te bulunan Körfez Anadolu Lisesi ile Merkez Anaokuluna şehit öğretmenlerin adı veriliyor. Körfez Anadolu Lisesi” adı ‘Şehit Öğretmen Şenay Aybüke Yalçın Körfez Anadolu Lisesi’ olurken, Merkez Anaokulunun adı ise, yine çiçeği burnunda bir öğretmenken Şanlıurfa’daki görev yerinden evine dönerken kalleşçe şehit edilen Necmettin Yılmaz anısına ‘Şehit Öğretmen Necmettin Yılmaz Anaokulu’ olarak değiştiriliyor.

Bundan daha doğal ne olabilir ki…

Edremit, şehit öğretmenlerimizle ilçe olarak ödüllendirilip, şereflendirilmiş ama durum, ne yazık ki, kamuoıyununsiyasallaştırılması,siyasipolekimlere konu edilmesi nedeniyle sanıldığı gibi değil!

1959 yılından bugüne mezun veren Edremit Lisesi ,  2017  yılında Edremit Lisesi Mezunları Derneği’ni kurarak, benim de şahsen tanıdığım, kişiliğine ve akademik çalışmaları yanı sıra yazarlığına, makalelerine büyük önem ve değer verdiğim Dr. Hasan İleri tarafından başkanlığı yürütüldüğü için  sonuçta karmakarışık bir hale gelen bu polemiklerin,itiş-kakışın içinde  Dr.İleri’nin ne işi var diye düşünmekten kendimi alamadım. Başlangıcından itibaren süreci ve bu itici, karmaşık hale taşınmış vakanın izini sürüp, Dr, İleri’yi arayıp, bizzat, ne olup-bittiğini kendisine sorma ihtiyacı duydum. Öncelikle yaşanan süreci bir irdeleyip, vakanın kendisini anlayalım…

Okulun  ve anaokulunun isminin değiştirildiği günlere dönelim..

Edremit İlçe Milli Eğitim Müdürü Yakup Özbek, şehit öğretmenlerin isimlerinin verildiği okullarla ilgili gerçekleştirilen törende yaptığı konuşmada şöyle demiş: “Şanlıurfa’daki okulundan Gümüşhane’deki baba ocağına dönerken kaçırılan ve kalleşçe şehit edilen Necmettin Öğretmenin yolunu gözü yaşlı babasıyla birlikte gözledik günlerce. Evlat acısını biz de yaşadık onunla beraber. Batman’ın Kozluk ilçesinde hain bir saldırıda şehit edilen Aybüke Öğretmenin Körfez Anadolu Lisesinden mezun olduğunu öğrendiğimiz an şehit öğretmenimizin ailesiyle irtibata geçerek kendilerini misafir ettik. O görüşmemizde Aybüke kızımızın adını kendi okulunda yaşatacağımıza söz vermiştik. Bu sözü yerine getirebildiğim için gururluyum. İsimlerini ilçemizde yaşatmak, bu fedakar meslektaşlarımıza bir Fatiha daha okunmasına vesile olmak mutluluk verici. Bizim için bu bir vatani görevdi. Doğup büyüdüğü yerden çok uzakta yeni bir hayat kurmaya çalışan ve bunu evlatlarımıza güzel bir gelecek kurmak için yapan çok kıymetli öğretmenlerimiz için ne yaparsak yapalım haklarını ödeyemeyiz. Allah onlardan ve kıymetli ailelerinden razı olsun. Devletimiz, askerimiz, polisimiz bize bu acıları yaşatanlara her gün bedel ödetiyor. Haklı mücadelemizle bu dinsiz, imansız, vicdansız terör örgütünü tarih sahnesinden sildiğimiz günleri de göreceğiz inşallah.”

Peki, ne oldu?

Edremit Lisesi Mezunları Derneği üyeleri, mahkemeye başvurarak ‘Şehit Aybüke’ isminin geri alınmasını ve okulun adının yeniden Körfez Anadolu Lisesi olmasını ister. Dernek üyelerinin sosyal medya platformu Facebook’tan yaptıkları açıklamalar ise skandal niteliğindedir…

Örneğin, biri şöyle der:

Derneğin baştkan yardımcısı ve avukatı Ali Murteza Helvacıoğlu’nun sözlerini referans gösteren aynı liseden mezun  Sinan Tortum da,sosyal medya paylaşımında  okulun Edremitlilerce toplanan para ve imece usulü ile yapıldığını, devletin olmadığını ileri sürerek, “Bedava nam sahibi olunmaz” şeklinde sözleri ortalığı karıştırır.

“Edremit Lisemizi geri istiyoruz” başlığı ile Facebook’ta Edremit Liseliler Platformu adlı açık bir grupta yayınlanan açıklamada ise kamuoyuna şöyle seslenilir:

İzahı da gerekçelerini anlamak da zor!

“Edremit Körfez Anadolu Lisesi adının Şehit Öğretmen Şenay Aybüke Yalçın Anadolu Lisesi olarak değiştirilmesi hususunda Edremit Lisesi Mezunlar Derneği bugün dava açtı. Dava dilekçesi hukuki, tarihi, sosyal cv. Gerekçeleri içermektedir. Dilekçe metin ve hukuki çalışmaları başkan yardımcımız Avukat Fahri Sezer tarafından yapıldı ve derneğimizi temsilen dernek başkanımız Dr. Hasan İleri tarafından sunuldu.

Şehit öğretmen kardeşimiz, mezunumuz canımız- ciğerimiz Şenay Aybüke Yalçın’ı rahmetle anıyoruz.

Biz sadece okulumuzun yerleşik olan kendi orijinal adı ile anılması ve kendi adının korunması gerektiğine inanıyoruz.

Konuya, öğrencimiz olan şehit öğretmen yavrumuzdan bağımsız olarak bakıyoruz.

Bir tercih durumuyla birlikte düşünülmesini de asla doğru bulmayız.

SON NOT: Dava nasıl sonuçlanır kestirmek zor. Yargının takdiri. Realist olalım. Dava KARAR İPTALİ ile sonuçlanırsa, muhtemelen olacak olan EDREMİT KÖRFEZ ANADOLU LİSESİ adına geri dönmektir. Dava olumlu (karar iptali ile Edremit Körfez Anadolu Lisesi adına geri dönüş veya olumsuz (son verilen adın devam ettirilmesi) sonuçlansın, sonrasında gerek hukuk yolu ile, gerekte lobi- kampnya vb. yollarla Edremit Lisesi için mücadele edilebilir.”

Açıklama bu!..

Ayrışmayın,birleşin!..

Oysa ki, yapılanların ve yaşananların ne izahı ne de mantıklı bir gerekçesi mümkün..Yaşananlar düşündürücü ve üzücü..Dernek başkanı Dr.İleri de yaşananlar karşısında üzgün ve şaşkın.Tüm yaşamı boyunca Atatürkçü kimliği ile bilinen,bilimi ve aklı kendisine rehber kılmış,Mustafa Kemal’in partisine yamalanan ‘ortanın solu’, ’sosyal demokrasi’ kılıfına şiddetle karşı durmuş, bu konularda araştırmalar yapıp,sayısız makaleler yazıp, kitap çıkartmış, Süleyman Demirel ve Bülent Ecevit yanı sıra  uzun yıllar bir çok siyasi liderle iştişarelerde bulunmuş  Dr. İleri, talepleri konusunda yargının kararına saygılı olacaklarını ve talepleri ret edilirse de, kararı saygıyla karşılayacaklarını vurgulayarak, konunun böylesine büyütülmesine ve siyasallaştırılmasını anlamakta güçlük çektiğini belirtiyor.

Dernek adına bu sosyal paylaşımlar ve Edremit’te başlayan bu konu üzerindeki tartışmalar, tüm Balıkesir’e ve ülke kamuoyuna ‘skandal’ ifadelerle taşındı. Şehidimiz Aybüke öğretmenle ilgili ’mezunumuz, canımız-ciğerimiz’ ifadelerinin bu anlamsız ve ciddi ve tehlikeli gördüğümüz girişim ve çabalar, tartışmalar karşısında anlamını yitirdiğini  belirtelim. Bu yöndeki çaba ve tartışmalara söz konusu dernek yanı sıra Edremit ADD, Edremit Kent Konseyi ve dolaylı olarak da bir siyasal partinin müdahil oldukları  yönündeki iddialar ise, üzücü olmanın da ötesinde düşündürücü..

Konu vatan, bayrak,ezan, şehitler, istiklal ve istikbal  olduğunda milletin hassasiyeti doğal olarak tavana  vuruyor. Ulusal değerlerimiz karşısında  öylesine bir toplumsal hassasiyet var ki, en azından bu değerlerin örselenmesini bile içerebilecek en küçük yelteniş, toplumda endişe ve tepki ile karşılanıyor .Empati şart!.Şehit Aybüke’nin ismi üzerinden yürütülen tartışmanın  özellikle ailesi ve bu konularda hassasiyet sahibi insanlar da yaratacağı yıpratıcı ve yıkıcı etkiyi bir düşünün. Ülkenin içinde yaşadığı koşullar dikkate alındığında bunun diri tutulması,  geleceğimizin de güvencesi olarak görülmeli. Bu ve benzeri konularda atılacak her adım, toplumun hassasiyetleri de göz önüne alınıp, kırk defa üzerinde düşünülüp, sorgulanarak atılmalı diye düşünüyorum..

Esen kalın..

 

Bu Haberi Sosyal Medya'da Paylaşın